25.05.2008

Uyur uyanık

Pekmez içerde uyuyor ben onun mutfağında, onun laptopuyla buraya yazıyorum. bi yandan da kurcalıyorum bi bok bulamadım!
Bugün bütün gün birlikteydik, sabah indi uçaktan yorgunluktan uyuyakaldı içerde. Dışarı çıkmadık hiç. lostun 4. sezonunun 11 bölümünü izledik. oyun cdleri yoktu sadece mario yu bulduk 3 saat götümüzü kaldırmadan o kaltak prensesi kurtarmaya çalıştık. Bana "seninle bu evde 100 yıllarca gün yüzü görmeden yaşarım" dedi. Yalan söyledi.
Ama güzel bir gündü benim için. Bugün alıcı gözüyle bir kez daha baktım da.. Yok benim bu çocuktan iyisini bulmamın imkanı yok! Spor salonuna gitmeye de başlamış, göğüs kası falan yapmış kendine.. Hiç hoşuma gitmedi bu olay.. Bir erkeğin en seksi yeri bence sırtıdır. Ve en seksi duruşu üzerinde tişört varken alt taraftan elini sokarak hafif sırtı açılmış bi halde belini kaşımasıdır.. Bugün buna onayımı verdim yani. Çocukta bir sırt var, koala gibi yapışıp kalırım ben orda...
Neysee yalnız şu anda şöyle bir problemim var benim, bu çocuğun yanına kıvrılıp yatamıyorum. Çünkü ben gece yatarken ağzımla şapırt şupurt karşı apartmanın duyacağı şekilde sesler çıkartıyorum. Sonrada o kazma dişlerimi gacır gucur diyerek inim inim inletiyorum etrafı. Eski sevgilim hayatta yanımda yatmazdı. 4 senede 1 gün bile o işkenceye razı olup yatmadı şerefsiz. Sabahtan beri yemek yapan, kahvesini yapan, bulaşıkları yıkayan onu dizlerinde uyutan iyi eş pozisyonum bitecek. Gündüz insan gece hayvan olan bi kız olduğumu bilecek. Az uz şapırdatsam amenna, çin işkencesinden beter. ki düşünün o gıcırdatmadan arka dişlerim eridi. O kadar fecii... Allahtan benden önce uyuyakaldı.


21.05.2008

Ezik PuCCa

Bugün yaşı olgun kendisi dolgun olan bir hanım arkadaşım beni yeniden Pekmez'e aşık etti... Hanii her sektörde bulunan, yaşı 40 a dayanmış, 3. kocasını eskiten, küt saçlı, toplu, kirpikleri alnından çenesine kadar uzanan, makyajsız görmeyeceğimiz, cinselliği sere serpe konuşabilen, karşı cinsle konuşurken devamlı temas halinde bulunan bir hatun.
Direk herkesin içinde "aldın gül gibi çocuğu kapatma olarak kullanıyomuşsun" dedi...
Bu sevgililer gününe denk gelen EXPO muhabbetinde bizimkine dış görev vermişlerdi. bu bütün gün onların peşinde dolanmıştı(?) Meğersem bizimki o zaman orda kendine bir hayran kitlesi yaratmış. Milet onun poposundan ve gözlerinden bahsede bahsede bitiremiyorlarmış! Ama hatunun dediğine göre kimseye bakmamış (ama o gün bu şerefsiz beni bir kere bile aramamıştı!)
Şimdi bana diyor ki, "o çocuğu orda kaparlar, sağ bırakmazlar. Manken gibi çocukla çıkıyosun, efendi de, parası da var, kaşı gözü oynamıyor, dudaklar köfte, kalça yerinde, bir tane bile kusuru yok. Haaaa küçükmüş diyosan bilemem ama daşşaklı görünüyordu kotunun içinden. O gül gibi çocuğu kaçırırsan gerizekalı derim ben sana"
Bir gurur duymuşum... Şu ana kadar hiç bir sevgilimden böyle bahseden olmadı... Kottan gözüküyomuş kaltakta sanki X ray cihazı var! Neyse genelde toplama olarak sevgililerimden hep şu şekilde bahsedilmişti:
1. si için... "Allah belanı versin, uyuşturucu kullanıyor bu sünepe, saçına başına bak şunun aylardır banyo yapmıyor bitlidir bu ıyyyyykkk"
2. si için.... "Resmen bir hödükle birliktesin, ayıoğluayı bu. Göbeğe bak yarım dünya gibi, kaba saba görgüsüzün teki, puccacım sen daha iyilerini hakediyorsun"
3. sü için... "Canım, kızma ama bu otistik mi?"
Kadın tam 2 saat sadece Pekmezden bahsetti... Ve benim kıskançlığım Pekmez'e yeniden aşk olarak geri döndü.. Bi an kendime geldim.. İlk günlerde öyle ona hayran olduğum duyguları kamçıladım...
Hemen Pekmez'i arayıp saatlerce en gereksiz muhabbetleri yaparak şımarıklık yaptım. Hafta sonu geleceği için ona hediye bakmaya çıktım.. Hatta yalakalık olayını o kadar abarttım ki annesine ametist taşından abidik kubidik bişi aldım....
Yalnız şöyle bir piskolojide oluştu bende, hani şu manken kızların yanında duran kro, kısa, çirkin herifler var ya, aynı onlar gibi hissettim kendimi.. Hatun benim için tek kelime olumlu konuşmadı. Direk bende 'ben bundan daha iyisini bulamıyacağım, bari bunu elimden kaçırmayayım' durumu oluştu.. Çok ezik hissettim kendimi!
Tabii bir de şöyle bir durum var 2238 yılında dünyada tek erkek kalmayacakmış.. Lezbiyenler mekanı olacakmış gezegen.. Soyu tükenmeye yüz tutan bu cinsten elimde bir tane varken iyi beslemeye karar verdim...
İlişkimizi de düzeltmek için ilk adımı atım ve ona ayak show yapmaktan sıkıldığımı, böyle şeylerin bir özelliği olması gerektiğini anlattım... Yavrum anlayışla karşıladı. 3 sattir daha benden ne ayak ne bacak istedi.. Aptal aptal konuştuk, sonunda dayanamadı uykusu geldi yattı...

19.05.2008

Alışmak sevmektan daha zor geliyor

Pekmez bu hafta sonu geliyor, içimde gram heyecan yok...
Bugün telefon faturamı ödüyordum ki bi de ne göreyim! Biri faturamı ödemiş!!! Turkcell hattımı bilenler arasında çok iyi kalpli amcalar olmadığı için Pekmez'e hemen sordum.. O ödemiş tabii..
Çok sinirlendim!!! O hatta ondan başka kimseyle konuşmuyodum, zaten insanları arayıp hal hatır sorma gibi bir terbiye yok bende.. Hayvan geldim, hayvan gitcem.. Hayatta kimseyi aramam selam sabah için... Ama yine de çok sinirlendim!
Para yiyici bir kız değilim, hatta lisede okuldan kaçıp havuza giderdik, yanımdaki kızlar arabasına göre erkek keserken, ben garsona aşık olurdum!... Yalnızca sevgilimin benden fazla kazanmasını isterim, çünkü para demek güç demek! benim yanımda kendini güçlü hissetmeli herif! yoksa bana yedireceği iki lokma ekmek için hayatta minnet etmem!
Yalnız şöyle pis bir huyum var , ben böyle şeylere çok alışıyorum.. Eskiden insanların bana hizmet için yaratıldıklarını düşünürdüm. Çok salakça ve çocukça ama öyle zannederdim..
Bunu yapan tamamen çevremdekilerdi ama.. Yapı olarak kimseye emir veremem, rica bile edemem, yani insanları ben kullanmam, onlar ille 'bizi kullan' diye etrafımda dolanır... Herşeyimi yanımdaki insanlar çözer, banka işlerimi, ödevlerimi, faturalarımı, işe gidiş saatimi, kaçırmamam gereken otobüsleri, saklamam gereken evrakları, önemli tarihleri.. Bunları o kadar can-ı gönülden yaparlar ki, görevleri gibi.. Bende ses çıkarmam.. Sonra birgün kendilerini aptal yerine koyduğumu söyleyip çeker giderler.. Bende mal gibi kalırım.. Ta kii yeni bir çevre edininceye kadar... Bu hep öyle oldu..
Sonra düşündüm taşındım burda suçlu benim. İnsanların iyiliğinin içine sıçıyorum... Adamlar bana yardım ediyo, benim için uğraşıyor ben ise onların bu yaptığını sadece görevleri olarak düşünüyorum.. Onun vazifesi o, o benim fişlerimi toplamak zorunda... İnsanları kişiliklerine göre değilde görevlerine göre dağılımlarını yapıyorum.. Bu yüzden birsürü dost kaybettim..
Pekmezle ilişkiye başlamadan önce bu boktan huyuma son verecektim.. "İnsanlar benim hizmetkarlarım değil, kendi götümü kendim toplamalıyım" diyerek bu yola baş koydum...
Ama şimdi salak pekmez böyle yaparak kendi görevini çizmiş oldu.. Onun görevi artık tel faturamı ödemek olacak. Ben alışacam buna ve ona farkında olmadan daha büyük işler yükleyip sırtına yaslanıp paşalar gibi geçirecem ilişkiyi..
Zaten mutsuzum, sevip sevmediğimi bilmiyorum, barii bu işe yarasın diyerek salacam kendimi hamağa...
Hayır kesinlikle bu kez izin vermeyeceğim. Telefon fatuıramı ödediği için ağzına sıçıp 2 gün konuşmayacağım.. Nasılsa 3. gün barışırız yine.. Hem 2 gün dışarı çıkmış olurum. İşten eve gelip web camde poz vemekten örrrkkk geldi artık...

16.05.2008

DİP NOT

Kendime not:
Siyah dar pantolonunun altına pembe kilot giyme
arkadan yırtıldığında çiçek gibi açıyosun
Kendime not 2:
Sabah sana tanga giydirmeyen iç sesine binlerce kez şükret...

13.05.2008

Evlilik

- Otobüste tanışmıştık, önceleri pek güvenemedim ama zaman geçtikçe kanım ısındı. 5 ay sonra evlendik zaten
- İşyerime gelip gidiyordu, bi gün yemeğe çıktık, benden hoşlandığını söyledi, bende boş değildim, 6 ay sonra evlendik
- Arkadaşlar vasıtasıyla tanıştık, dediler o da senin gibi aynı, diye valla öyle çıktı ruh eşim sanki 1 sene sonra evlendik
- Aynı okuldaydık, aynı eve de çıkmıştık 7 ay sonra ayrılamayacağımıza karar verdik evlendik. Hem okulu hem evliliği aynı anda yürüttük.
- İnternetten tesadüfen tanıştık. Oda birini aramıyordu ben de, nitekim birbirimizi bulmuştuk 3 ay sonra düğünümüzü yaptık..


Şu hikayelere benzeyen hayatları olan hatunlar, nasıl beceriyosunuz Allahnızı severseniz anlatın bana.. Yok ben beceremeiyorum bi halt! İlk kavgadan sonra gerçek hayvani yönümü ortaya çıkarıveriyorum. Cık sonrada geri o melek maskemi takamıyorum..
Bende biriyle tanışıp hemen aşık olup direk evlenmek istiyorum... 09.09.09 kendime biçtiğim son tarih.. Ve çok az kaldı..
Otobüste sağıma soluma bakıyorum, hepsi hanzo
İşyerime gelenlere bakıyorum, çanta diye kolumda sallamam onları.. İşyerimdekilerden sadece M birime çalışanla evlenirim, konuşmayı başarabilirsek ( birimi yazamıyorum, biri okursa sıçtım.. Neden bilmiyorum ama bu aralar enselenecem gibi geliyor)
Arkadaşlarım beni kimseyle tanıştırmıyo, pis kaltaklar
Aynı okuldan denedim, okul bitti bizimki de bitti
İnternetten de imkansız, daha o kadar düşmedim
Pekmezi sanırım sevmiyorum, onu istiyorum ama eksik bişeyler hala..


Bu işin bir formülü, bir sırrı olmalı... Kesinlikle, yoksa kuruyup gidicem

12.05.2008

Kıskançlık (piskopatlık)

Pekmez erkek arkadaşlarıyla takılmaya gitti... Sinir oluyorum erkeklerin erkeklerle takılmalarına. Hiç sevmiyorum sevgilimin erkek arkadaşları olmasını.. Çünkü ne bela ne fitne ne pislik geliyosa o deyyuslardan gelir... Bir erkeğin erkek arkadaşı yoksa kız arkadaşı da olmaz zaten..
Aradım, bariz belli ettim gitmesini istemediğimi, ama yok ille gidecek... Ne varsa artık?
"Sadece erkekler olacaz hayatım, neden bu kadar büyütüyosun" diye de mızmızlandı bide..
Sonra 1 saat sonra bi daha aradım, gürültülü bir mekandalar, "o telefonu 3. kez çalmada açarsan bir daha numaramı görmeyeceksin" diye tehdit ettim...
Çocukta afalladı tabii, gel git akıllı dengesizimde böyle bağırıyorum, bu afallayınca ters bişey söylemeden hemen kıvırıyorum,
-dün rüyamda gördüm seni bi yerler patlıyodu paramparça oluyodun, çok korkuyorum ben inanırım rüyalarıma
- saçmalama lütfen, hiç bişey anlamıyorum yanii...
- Tabii neden anlayasın, anlama gücünü kaybedecek cıfırlarla dolu sağın solun
- erkek erkeğeyiz puccaaaa
- biliyorum hayatım, sadece ölmeni istemiyorum...
kapattım telefonu takriben 15 dakika önce bi daha aradım, bi baktım gürültü ortamdan çıkmışlar, yanındakilerin sesi daha net geliyor. sanki şaka yapıyomuşum gibi ayak çekerek
- bi sus bakayım, yanında kız sesi var mı diye bakcam
- hahaha susturdum ben onları duyamazsın
- o zaman de ki yanımdakikızların hepsi orospudur
- hönk
- desene hadi dee, yanımdaki kızların hepsi orospudur de
- yaa şeyy başka birşey desem
- yaağlama hadi dee, hadii
- yanımda kız varsa o-roo-s puff- pu
- bu kadar zorlandığına göreee
- sen anlaşıldı bugünün köötü geçti acısını bendne çıkaracaksın, seni çok seviyorum ben, o güzel yüzünü asma sakın çok öpüyorum seni, eve geçtiğimde ararım...

bunları yaparken, gayet mantıklı geliyodu.. Ama sonra düşününce acınacak halde olduğumu düşünüyorum... Piskopat gibi davranıyorum, ara ara içime kaçan salak hatun kendini çok belli etmeye başladı.... Bu çocuk hala benden ayrılmadıysa ben buna köpek olmam da kime olurum bee :P

Bu arada bu kadar olayı büyütmemin nedeni, kişi kendinden bilir işi... Geçen gece kızlarla diye çıktım, 3 kız iki erkek dışardaydık.. Yanımdaki iki kız bizle gelen çocuklardan birine asıldı. İstem dışı çoğunluğun asıldığını kendime yapmalıyım gibi bir komplekse sahip olduğum için bütün şeytani oyunları kullandım, gecenin sonunda çocuk beni eve bırakmak istedi, artıı bütün gece sadece benle ilgilenip çiçek bile aldı.. Sadece zaferimi kazanıp, o kahrolası popomu egomu kendimce tavana çıkartıp eve kendi başıma döndüm. Ve biliyorum ki Pekmez böyle birşeyde kaldıracağı tek şey egosu olmayacak.. Hele ki havaların ısındığı milletin açık ayakkabı giydiği şu günlerde.. (izmir de öyle ama İstanbul'da nasıl bilmiyorum, inşallah hala vakti gelmemiştir :P :)

6.05.2008

İlgi arsızı

Kendimden nefret ediyorum bazı bazı...
Pekmezle haddinden fazla iyi gidiyor.. Niye bilmiyorum hata yapmaya çok meyilliyim..
Çok önceleri çok karaktersizce bir huyum vardı.. Kaşını gözünü beğendiğim her çocuğa mavi boncuk dağıtırdım, maksat sadece benimle ilgilensinler.. Nasıl bir kompleksse bende ilgi arsızı pislik birşeydim... Sonra başıma bi ton bela alınca (eloğlu bu saçtığın mavi boncukları sana yedirmeye çalışıyor) bu huyumdan vazgeçtim, (tövbe ettim)...
Kendime erkek arkadaşları -sevgili değil- seçerken, aynı sevgili seçer gibi titiz davranıyorum Allah biliyo içimi bunun nedeni, ilgiye aç olduğum zamanlar da bu çocukları kullanmak.. Yoksa arkadaşlık dostluk umrumda değil.. Erkek adamdan arkadaş mı olurmuş. Ağdadan bahsedemezsin, Gülbenin yeni saç renginden, barda oturup erkek kesemezsin, yanyana uyuyamazsın, göğüslerini elletemezsin, kahve falı baktıramazsın, apış aramı alamıyorum şu ağdayı sürüversene diyemezsin...
Bir çok kızın kasik lafı olan 'ben erkeklerle daha iyi anlaşıyorum' lafına sonuna kadar katılıyorum.. Onların yanında deli gibi eğeniyorum, ama arkadaş olarak görmüyorum benim nazarımda 'yangın anında kırılacak ilk camdan' ibaretler...
Zaten bir erkeği ne zaman yakın arkadaş kategorisine soksam 2 aya kalmaz mutlaka bir duygusal çöküş yaşanıyor aramızda...
Neyse yaptığım eşekliğe geliyorum... Ben farkında olmadan tövbe ettiğim halde yine sağıma soluma serpiştirdiğim arkadaşları, ihtiyaç anı diye sıralamışım meğersem... Bunlardan bir tanesi çokta severdim kendisini, bana bi kızdan hoşlandığını, kızın ilk buna açıldığını, ama napacağına karar veremediğini söyledi.. Anında çocuğa karşı bir sahiplenme oldu bende.. Direk pençelerimi kavradım ve başladım taktiklerimi salak alak uygulamaya...
O seneryoyu nasıl yazdım bilmiyorum ama öyle bir oynamışım ki sanki çocuğa uzun zamandır yavşıyorum, ama bu durumda kendimi çekmek zorundaymışım gibi.. mecazlı mecazlı, direk yollarla değilde dolaylı bi şekilde ima ediyorum..
2 gün geçmedi, hoşlandığı kız bitti çocuk için... Hemen sana aşığım ayağı.. 2 gün önce başkasından hoşlanan bebe şimdi günde 52 tane aşk mesajı, aşkından geberen bir imaj çiziyor.. Çok şerefsiz bu erkekler valla billa..
Direk dedim 'kendimden bahsetmiyodum diye senden başkası ilgileniyordu, akıl var ben senle takılırmıyım bi bana bak bi sana hadi koçum' diye Hoşlandığı kızı da tanıyorum.. Çokta sevdiğim bi hatun, bi pişman oldum yaptığımdan, Bi sevgilim var (Allama bin şükür) İlgileniyor da benle, böyle aptal kız modlarına girip kendimi düşürmeye gerek yok dedim..
Niye böyle davranmıyorum hiç bilmiyorum valla, yalnız kalamamak gibi bir problemim var.. Aşacam ama bunları... yavaş yavaş sabırla....

5.05.2008

HELE ŞÜKÜR

Akıllının biri bütün mail adreslerimi hackleyerek egosunu tatmin etti... O kadar çok küfür ettim ki yorulmuşum bi daha etmeyeyim..

Mail adreslerimin gittiğini anladığım an, eski sevgillerim aklıma geldi, bir gün önce ben İstanbulda iken arayan E'ye bi daha beni arama ayağı çekip terslemiştim, hemen onu aradım, sağolsun ağzına ne gelirse söyledi.. İlk şüpheli oydu;

- Eeee senin gel git aklınla uğraşamam ben.. Daha dün arama diyordun şimdi de bahane yaratıp sen arıyosun, ne hacklicem senin adreslerini napacam ki... Senin hayatın zaten internet, sana demiştim başına bişey gelecek ordan diye, ne varsa artık orda ben seni bi türlü bu internet denilen yerden uzak tutamadım. Kim yapmışsa ellerine sağlık başına bir bela getrsin de bir daha o nete girme inşallah..

Diye şuursuz şuursuz konuştu.. Baktım bu değil, zaten anlamaz gerizekalı, hemen diğerini aradım...

- Kimbilir kimin canını yakmışsındır da sana yapmıştır bunu. Artık kafana sok PuCCa, senin hiçbirşeyin beni ilgilendirmiyor anladın mı? bitti yani senden intikam falan da almak istemiyorum, başına her bela geldiğinde beni arayıp suçlamaktan vazgeç.

buna da ben küfrettim kapadım telefonu. Bu da değil çünkü biliyorum malımı bu olsa hemen hindi gibi kabarıp 'ben yaptım, ohh yaptım' diye dayılanır bana..

Kimin yaptığını neden yaptığını hiç bilmiyorum... Yapan kişiye deli gibi küfür ettim. haketti..

Bi de sonra başka mail adresime mail atmış;

"sergilediğin sakin davranışlar sonucu mail adreslerinin şifrelerini geri verme kararı aldım. yarım saat sonra hepsinin xxxxxxxxx olarak girebilirsin. bu arada herhangi bir şifre kırma işin olursa haberim olsun..."

sevgili hacker kardeşcimm şifrelerimi verdin sağolasın,ama akıllı arkadaşım herhangi bir şifre kırma durumum olursa sana nasıl ulaşacağım ben?

sana ulaşacağım tek şey İP adresin olan: '81.213.206.237' başka bir şey yok, bir şifre kırma olayım var da yardımcı olmanı istiyorum bi mümkünse el at!!!!

Size gerizekalı olduğumu söylemiş miydim?

kaderimle oynayacak kadar,
sevgilim olmuşsun meğer
ben seni kabullenmeyi, ben yapmaya çalışırken
yokluğun çirkin de yapmış beni
geçen gün aynada gördüm tesadüfen...
........
Bu aralar o kadar çirkin hissediyorum ki kendimi, naparsam yapayım iğrenç ablak bi surata sahibim gibi geliyor...
Bilmem kaç gecedir her akşam içiyorum, hergün sağımda solumda birilerini kırıp aşağılıyorum... Akıl sağlığımdan şüphe etmeye başladım...
Dün belediye otobüsünde şu karşılıklı oturma yerleri olan koltuklar var ya, onlardan birinde oturuyordum, yaşlı bir kadın karşımda oturuyor, dedi 'kızıımm ben oraya oturayım, başım dönüyor burda' nasıl sinirlendim!!! ama kalkıp yer verdim, tersten giderken ağlamaya başladım, 'orası benim koltuğumdu, başına da sıçayım sana da, o zaman binme otobüse, bana mı güvendin, git evine torun bak, gerizekalı bunak' bunları mırıldanırken öyle bir ağlıyorum ki, şıpır şıpır akıyor, kadın bi 'hık' dese, saçını başını yolacak kadar sinirliyim...
Hava zaten sürekli gri, içim bunalıyor bağırmak hömkürmek birilerini döverek rahatlamak istiyorum...
.........
Dün gece rüyamda Pekmez'i gördüm, sımsıkı sarılıyordu bana...
Eskiden rüyamda hep xxx o. çocuğunu görürdüm, ne zaman özlesem o gece rüyamda mutlaka sarılırdım ona... Pekmezi özlediğimi düşünmüyordum, ta ki dün geceye kadar.. Bu sabah onun için uğraşmam gerektiğini anladım.. İşe gelirken önce İstanbul'a otobüs bileti aldım..Bu gece yola çıkıyorum. Yorumlardan birinde Çilek demişti, git iş yerine bak olaylara diye, gidip bakacam, ne kaybım olabilir ki? en fazla, seni istemiyorum der.- ki şu anda zaten istemiyor- değişen bir şey olmayacak yani..
Sabahın köründe annemi hasta ettim, ameliyata girmesi gerektiğini söyleyip, izin aldım..Zaten iş hayatım boyunca kadıncağızı bilmem kaç defa hastaneye yatırmış numarası çekip izin aldım, hatta bi kere abartıp üvey babamı öldü gösterdim...
Bu kez bu hatayı yapmayacaktım, giden herifin sol koluna koala gibi yapışıp kalmayacaktım, ama beceremedim. Köpek gibi özlemişim valla, sağımda solumda da onu unutturmaya yönelik hiçbir şey yok!
Muhasebede ki çocukla anca bakışıyoruz, bak bak bak nereye kadar.. Fotokobi makinesi onun orda diye günde 50 defa otun b.kun fotokobisini çektirmekten bıktım.. Geçen hafta abartıp 'benim adım kırmızı' kitabının fotokobisini geldim çektim, gittim çektim.. Ama yok anca mal gibi bakıyo, arada bir konuşayım diyorum, o zamanda kekelemeye başlıyo o salak hali çok hoşuma gidiyor ama ondan bi cacık olacağı yok yani!
Bugün kaşımı bıyığımı pedikürümü yaptırıp doğruuu İstanbul'a, baktım bana 'hayır' dedi, üstüne de aşağıladı, o zaman keşke ondan öncekini görmeye Ankara'ya gidecek kadar şerefsiz olabilsem.. Ama o kadar yapamam, hemen belli ederim işleri birbirine karıştırırım.. Bütün eski sevgililerimin ayrı memleketlerde olması ne kadar acı verici, nasıl kaçıyolarsa bebeler benden artık!!!
Bir caddede karşılaşma ihtimalimiz bile olmayan adamlara aşık oldum ben...

Aşk denemeleri (yeniden)

Amerika'da lokanta sahibi olan, futbol dandiri dunduri bişeyleri için bizim sponsor olduğumuz bebeyle dün buluştuk..
Yemeğe gidecektik geç çıkınca ben bişeyler içelim bu kezde ertelemeyelim dedik..
İlk başta çok hoşuma gitti.. Bana hiç "Nereye gidelim?" diye sormadı. En nefret ettiğim soru. Erkeğin kendine güveni olmadığını gösteren soru. Hiç bişey söylemedi, bindik arabaya, "Seni çok beğeneceğin br yere götürüyorum" dedi..
Sadece şarapların olduğu bir mekana girdik. Burayı biliyordum ama hiç girmemiştim, çünkü şaraplarla ilgili tek bildiğim ' 5 ile 10 YTL arasındakiler ve 10 ile 20 YTL arasındakiler' kalanı beni alakadar etmiyor.. Bu hangi şarabı içeceğimide kendi söyledi. 'Kontrolcu erkek' -bayılırım sadece ilişkinin başında- Erkek dediğin öyle olacak ama, erkek işte adı üzerinde... Şaraplar hakkında o kadar çok şey biliyo ki sürekli konuşuyor, Bir erkeğin benden çok şey bilmesi hep hoşuma gitmiştir. Eğer birinden hoşlanmışsam mutlaka yanında salak kız numarası yaparım, bahsettiği herşeyi ilk kez duymuşum gibi gözlerimi açarak dinlerim.. "ne kada çok şey biliyorsun" diyerek götünü tavan yaparım.. Gecenin başında aynen böyle yaptım.. Anlattığı herşeyi, gözlerim açık, aptal bir gülümseme ve hayranlıkla dinledim.. Lakin sonra birşey oldu, burnuna dikkatlice baktım o da nee "kılcal damarlar" Gözüme bir batmaya başladı, kıpkırmızı ince çizgiler... o kadar çirkin geliyor ki çocuk gözüme kocaman bir kılcal damar sanki.. Buram buram para kokuyor, bu kılcal damarlar alınmaz mı, bir tamiri yok mu diyorum, başka yere odaklan diyorum, yokk olmuyor gözüm gidiyor yine o buruna bakıyor!!! Çocuk farketti, burnunu falan siliyor ama "kılcal damarından rahatsız oldum" da denmez ki!! O kılcal damarlar büyüdü büyüdü beni hapsetti. Az önce prensim olabilir dediğim erkek bir anda salağın teki gibi geldi.. Bi insan sürekli konuşur mu.. Duyanda Amerika'nın en büyük lokantasına sahip zanneder, eminim dandik bir döner büfesi vardır.. Şimdi gıcık oldum ya, bu kez başladı bende bir aşağılama... Eğer bir erkekten hoşlanmamışsam, onu aşağılarım, bilgiçlik taslarım.. Allah bana öyle bir yetenek vermiş ki bilmediğim konular hakkında saatlerce konuşabilirim.. Ne söylerse bana, tersini savunuyorum.. Bir ara Bekir Coşkun'u bile savundum düşünün artık!!! Gıcıklık değil mi, görgüsüz olduğunu da suratına söyledim.. Biraz da alkolün etkisiyle gıcık oğlu gıcık bir kız oldum. Halim tavrım el hareketlerim kendimden tiksindim ama onu da sinir etmekten çok büyük haz aldım...
Karşıma çıkan 10 erkekten (iş arkadaşı, yol arkadaşı, kent kart bayii) 9'unun iltifat işçin söylediği sözü söyledi
- Senin gibi bir kızın nasıl erkek arkadaşı olmaz şaşırıyorum...
Bunun cevabı çok basit canım, senin cinsini sadece başta etkileyebiliyorum, sonra benden olabildiğinizce kaçıyosunuz, sanki size kızgın iğne batırıyorum!!! Bundan sonra öyle ama sevgilim olan erkeğin poposuna gece yatarken o boğalara mühür mü ney işte ondan vuruyolar ya, bende ondan vuracam.. Bakalım kaç canlının hayatının içine sıçmışım... Poposunda 'PuCCa'nın Malı' yazan bir çocukla tanışırsanız bilin ki gerizekalının tekidir, Bedenen az kullanılmış, beyinen çökertilmiş bir bünyeye sahip bir insan evladıdır...
Yolda soda istedim, bi büfede durdu almaya gittiği sırada sutyen askımı arka koltuğun olduğu yere attım.. Aslında baktım çocuk fena değildi. Kibardı, zengindi, sahiplenen bir havasıda vardı.. Kesin kız arkadaşı vardır bu puştun.. Ara sıra gelen arıza halim geçer belki diye; kız arkadaşı falan eğer varsa sutyen askını görüp ayrılır umuduyla, en azından yedeğimde beklesin dedim...
Beni eve bıraktı, anladı ondan hoşlanmadığımı... Ben ise onu sadece burnunun üzerindeki kılcal damarları yüzünden aşağılayıp horladım.. Aslında sorun kılcal damarlar değildi ama dışa vurum damarlarıydı...
-Senin için güzel bir gece olmadı sanırım, bir hatam olduysa özür dilerim dedi..,
Bende özür dilerim valla, ama olmadı napayım!!!

Yıkım

Pekmez aradı, biraz sarhoştu; arada ki unutmuş olduğum kelimeler hariç işin öz konuşması...
- Nasılsın
-iyiyim sağol
- Şimdi hiç birşey söylemiyorsun sadece beni dinleyeceksin..
- noldu
- sana konuşma dedim.. Bir defa şunu iyice bil bu seni son arayışım olacak.. Ben seninle doğru düzgün birşeyler yaşamak için çok uğraştım... Ama sen, ben ne yaparsam yapayım hep kendi kafanda yarattığın gibi düşündün olayları.
Sen çok güçlü görünmeye çalışan güçsüz birisin, bütün sorumluluklarını yıkacağın adam arıyodun, bunu bildiğim halde ben sana geldim kabullendim..
Seninle birlikte olmak hergün işten kovulma korkusuyla bir yerde çalışmak gibi. Hergün nasılsa bitirecek, bugün yarın yine dengesiz birşey yapacak diye beklemekten usandım. Sabah gülük gülistanlık herşey, öğlen bir bakıyorum cehenneme çeviriyorsun ortalığı, ne oluyor demeden 10 dakika sonra hiç birşey olmamış gibi davranıyorsun.
Seninle başladığımızda hala eski sevgilini düşünüyordun, boşuna inkar etme! Bunu bile bile kabullendim seni...Ama sen, beni sürekli başkasıyla kıyasladın. Seni sahiplenemediğim için beni aşağıladın, konserde çekip gittin yanımdan. İstediğin gibi birine dönebilmek için kişiliğimden ödün verdim, yine yaranamadım sana...
Ben seni çözemedim, çözemiyorumda ne egona ulaşabiliyorum ne komplekslerine inebiliyorum. Tırnağın olmayacak kızları kıskanıp yok yere kavga çıkardın, ama ben eski sevgiline ait birşey sorduğumda beni parçalayacaktın.
....
Bana güvenmiyorsun, güvenmen için herşeyi yaptım. En son bitirmenden o kadar korktum ki seni ailemle tanıştırdım işin ciddiyetini gör diye, ama sen benimle dalga geçer gibi 1 gün sonra olmayacak hadi bitsin dedin. Resmen salak yerine koydun beni. Sonrada hiçbişey olmamış gibi mesajlar attın.
....
Senin sorunun yalnız kalamamak, sen yalnız yaşayamazsın.. Yanında biri olmadan nefes alamazsın. Eğer beni gerçektende istemiş olsaydın kal benimle derdin. Ama sen onun yerine Bitsin demeyi uygun gördün.. Nedeni de söyleyeyim; benden daha iyilerini yeni çalıştığın yerde bulabilirdin... Seni Paris'e gönderiyolar, yarın başka ülkelere gideceksin orda büyük televizyoncular çıkacak karşına, onları kullanacaksın. Sen aptal biri değilsin, İstanbul'a sırtını dayayacağın adam olmadan gelemezsin. Ben yetemem sana tabii, ben kimim? Elinde oynadığın gel Polat, git Polat biriyim.. İzmir'in anasını satıp öyle döneceksin buraya, Sakın unutma bunu bende aptal değilim.. Ankara'dan nasıl döndüğünü biliyorum. (?)
....
Küçük yerlerde götünü kaldıran adamların çokluğu gözünü boyuyor şimdi, Birgün hırslarının ne kadar boş olduğunu anlayacaksın o zaman işte gerçektende beni arayacaksın...
.....
,Küçücük bi kızın elinde maymuna döndüm, sana tahmininden çok değer verdim.. Ama sen beni tahmin ettiğimden çok hayal kırıklığına uğrattın... şimdi iyigeceler, kendine dikkat et
....dıııt dıtt dıttt...,
......bir solukta söyledi, ama deli gibi saçmaladı.. Bi kere bende hırsın 'h' si yok... Hayatım tamamen tesadüfler içerisinde yükselmelerle dolu.. Hele sırtımı birine dayayım en büyük kişi ben olayım saçmalık ötesi! Yazık beni gerçekten hiç tanımamış, En garibime giden ise 'Ankaradan nasıl döndüğünü' biliyorum demesi.. Ankara'dan dönme sebebim ev arkadaşımın şerefsizliği.. Başka hiç birşey değil, hem benim başıma hemde eski sevgilimin başına bela açacak diye korkumdan döndüm. Çok şaşırdım... diğer cümlelere değilde en fazla bunlara takıldım.. Böyle düşünmesine ne sebeb oldu acaba. Aynı işi yaptığım adam günün 14 saatini aynı masada aynı program için birlikte kıç yırttığım adam.. Böyle birşeyi nasıl düşünebilir ki?
Bunların hepsi böyle, nedense ayrıldıktan sonra akıllarına karakterimin gereksiz yönleri geliyor, salaklar!
Pekmez'e gıcık oluyorum artık.. Ailesiyle tanıştırmış bıd bıd bıd.. Bende ona bakılırsa kardeşimle tanıştırdım halla hallaa! Zaten anası da güzel yapamamıştı yemeği, yiyemedim.. Yanlış sperm seçmişim kendime bir ömür fifa oynayarak geçiremezdim zaten kafasına soktuum, ağzımı bozduruyo benim...

3 yanlış bir doğruyu götürür

Tecrübeler yeni hatalar yapmayı engeller mantığıyla, kendime anında hemen iki dakkada sevgili bulmaya karar verdim...
Bundan önceki ilişkimin bittiği sırada, çivi çiviyi sökmez yalan o işler dedim, herifi 1 sene bekledim, ne oldu babayı aldım!
Az önce üstümü değiştirirken göğsümün altına bir kalem koydum sarkıp sakmadığını kontrol için (eğer kalem yere düşmez, iki etin arasında kalırsa, sizin meme artık memelikten çıkmış demektir) ohhh binlerce şükür rabbime hala madonna gibiler dik yürekli ve cesur.. O kadar tırsıyorum ki yaşlanmaktan çirkinleşmekten, kırışıklarım olmasından.. Bir gün olacak biliyorum ama ben o günü mümkünse asla görmeyeyim.. Balon şişirmek, gözüme iğne batması ve yaşlanıp çirkin bir kadın olmak en büyük korkularım arasında...
Hemen durum analiz yaptım aldım elime telefonu düşün Pucca kim sana asılıyo bu aralar, en azından iş at egonu tatmin et yoksa bu depresyonu yemek yiyip saçlarını değiştirerek geçireceksin dedim...
Bu Ankara'da, bu Antalya'da, bu evlendi, bu ter kokuyodu, bu eski sevgilinin arkadaşı, bu çok çirkin, bunun parası yok, bu yalnız yaşıyo hemen eve gidelim düzüşelim ayağına geçecek, bunun kulaklarında bi kere kir gördüm, bu kim acaba ismi güzelmiş, diye diye 3 kişiyi yedeklere aldım...
Birincisi, uzun boylu kumral, şu anda gazeteye gelip giden epeyce zengin amerikada büfe işletmiş şimdide futbolla ilgili bişeyn organizatörlüğünü yapan yakışıklı bi çocuk.. epeydir yalanıp duruyodu peşimde, bi bakalım tartalım ölçelim biçelim
İkincisi bizim işyerinde çalışan çocuk. Çok tatlı biri ,şirin konuşurken utanıyor ve o utandıkça benim yağlarım geriyor... O çocuğa yeniden iş atabilirim, nasılsa pekmez artık yok, bana bugün mesaj atmış zaten ama o daha bu yaz askere gidecek, 6 ay sürecek gerçi... ama babam hep derdi, bi erkek askere gidip gelmeden olgunlaşmaz diye....
Üçüncüsü ise bu biraz riskli ama en fazlada bu oğlan çekiyo beni, hem benim üniversiteden arkadaşım, hem eski sevgilimin arkadaşıydı -şimdi hiç görüşmüyolar-, hem de eski ev arkadaşımın eski kırığıydı, kızla da yeni barıştık ama napiim yanii, zaten pek hazetmiyorum kızdan.. Ama bunu en sona saklıyorum, artık şerefsiz bi kız olmayacağım çünkü.. Bana yapılırsa tozu dumana katar ağızlarına sıçar katlederim onları, inşallah o salak kızda böyle düşünmez ve "ben kullandım tadına baktım, iyi parçaydı puccacım, al canımsın, senden kıymetlimi? eski sevgilim senin olsun" der.. İnşalllaaah öyle der :P
Bu arada hala pekmez aramadı, ararsa diyeceklerimi kağıda bile yazdım ama aramadı puşt! Allahım karşıma erkek çıkarmayacaksan nolur pekmezi geri yolla... bi bok yedim, hayvanlık ettim; çocuğa bitti dedim, ya da bi işaret çak, ben gideyim İstanbula, ama kısa sürede yap zaten anlamıyorum lap diye zamanı geçiriveriyosun, yarın gözümü açtığımda evde kalmış, çirkin, yaşlı bir kız kurusu olarak uyanmaktan çok korkuyorum..

Kader

Lisede 1 hafta Olimpos'a gitmek için marketlerde promosyon elemanlığı yapmaya başlamıştım. Para tatlı gelmeye başladı sonra, bir de işide gayet iyi yapıyordum, üniversite okuyup napacam ben ya dedim, gittimbabamın karşısına, "Ben vazgeçtim ünide okumaktan, idealimi buldum stand hostesi olcam ben"Babam uzun uzuun baktı bana, saçlarımı okşayarak "Bak kızım, markette çalışırsan eğer, orda ki güvenlik görevlisiyle evlenir, Güzeltepe'de bir gecekonduda kaynananla birlikte doğurduğun 4 çocuğa bakarsınız.. Kazandığın para şimdi sana çok gelebilir ama o parayla 1 hafta ancak geçinirsiniz. Hem sen çok önemli yerlere gelmeyi hakeden bir kızsın burası sadece senin için bir basamak olmalı" demişti.. O sıradada marketin güvenlik görevlisine yazılıyodum, dedim adam bildi, Yavşadığım güvenlikçide Güzeltepe de oturuyo küçümseyerek "ıyyyy aslaa" diyip işten çıkmıştım...Şimdi düşünüyorum da babamın aklına uyduğum için ağzıma sıçayım, O kadar okudum götümü yırttım gene aynı maaşı alıyorum, üstelik sağımda solumda yavşayabileceğim baklava dilim vücutlu bir güvenlikçide yok.. Keşke işten çıkmasaydım da evimde kaynanamla bebelerime baksaydım offf offf!!!

Karıştım

Pekmez gitti, biz ayrıldık... Bitti...
Allahın gerizekalısı ama anlamadı.. Gideceği gün buna dedim ki, "Mesafe girdiğinde araya sürmez bu ilişki bunu biliyorsun, boşuna deneyerek birbirimizi yıpratmayalım güzel bişey yaşadık burda bitsin" Buda sanki bi bardak su istermisin diye sormuşum gibi "tamaaam" dedi...
Salak yaa, bu sözün anlamı, ben senden ayrılmak istemiyorum, bu işin yürüteceğine dair bana gaz ver.. Ama nato kafa nato mermer! anlamadı siktirdi gitti mal! Abi bi kere arasın bari dedim yok onuda yapmadı.. o konuşmadan sonra çocuğun sesini duymak nasip olmadı..
Gittiği gece ben evde discovery izleyip hüngür hüngür ağlarkene, telefon çaldı.. ana bi baktım şurda ki eski sevgilimarıyo!!! Anama avradıma sövüyor, senin a.q, sen nerdesin bilmem ne diye, normalde benim bu duruma çok sinirlenip telefonu surtaına kapatıp savcılığa şikayet dilekçesi vermem gerekti, ama ben naaptım bende ona saydım, sonrada gülesim geldi msne yeniden ekleyip muhabbet ettik!!! güyaa ben bu bebeden nefret ediyodum derisini falan soymak istiyodum, ama Pekmeze sinirimden kafamı bunla dağıtayım dedim.. Tam bir gerizekalı, hani nasıl olduğumu sor ne yaptığımı, sağlığımı, ne bileyim yada yaptıkların için özür dile yüzün olsun en azından karşımda.. Ama çocuğun sorduğu ilk soru
- Biriyle çıkıyo musun?, yattın mı, öpüştün mü?, bişey oldu mu hiç..
Ona duymak istediği herşeyi anlattım, çıktığım yok, öpüşmedim bla bla bla... İnanmadı, ama duymak istedikleri de buydu, en azından duydu.. nedense ona karşı hep öyle olmuştum sadece duymak istedii şeyleri söylerdim, inanmazdı ama söylememi beklerdi...
Ve bir kez daha anladım ki ben bu çocuğu hiç sevmemişim, hiç hemde.. You tube yorumlarını yazan Türk gençleri gibi ağzı bozuk ve beyinsiz...
Ama yinede eğlendim onla konuşurken, rahattım çünkü kendim olabildiğim tek yer onun yanıydı, ne yaparsam yapayım beni yadırgamayacak tek insandı.. Ama sadece o kadar...
Bu kadar nefret ettiğimi zannederken, s.kimde bile değilmiş lan bu dolma demek içimi rahatlattı... Bloğa yazdığım ilk yazıların hemen hemen hepsi onun bana çektirdiği acılardı, biraz önce onları okudum kendime götümle güldüm..

Bi kez daha anladım ki hayat çok orospu... Bütün işvesi cilvesi parasını alana kadar, sonra giren çıkan farketmiyor.. Kimisinden ne kadar zevk alsa da sonuçta hepsi aynı deliğe giriyor..

The end

Pekmez beni çok güzel bi yere kahvaltıya götüreceğini söyleyip evden almaya geldi...
Beni götürdüğü yer ise kendi evi oldu...(ki bu evi sarhoş olduğum bi gece googledan kuş başı izleyip, çıplak gözle bulabilirmiyim diye bi arkadaşla iddiaya girip, kapı numaralarına kadar gidip bulmuştum.)
Anam sonunda sevişcez mi napcaz diye beni ateş sardı, böyle napacağımı ne diyeceğimi bilemedim... O arabadan inersem orospu muamelesi görürmüyüm? inmezsem gerizekalı mı olurum? pantolonumu çıkartırmıyım, allah kahretsin altımda ki don hello kittyli, ama allahtan altıma ince çorap giydim en azından Mahmut Tuncer'e benzeyen ayaklarım az buçuk seksi duruyo.. Ya çocuk beni yediyse, ayaktan falan hoşlanmıyosa daha ileri gitmek için benden zarar gelmez yavrum ayakları çektiyse, abuuuuu bi ton şey geçti o evin önünde durduğu anda... Pekmez anlamış olacak ki, "annemle kardeşim evde, sana desem hayatta gelmezdin, gel bi en azından merhaba de sonra gideriz" dedi..
Allahın gerizekalısı hayır dermeyim ben hiç, üstüme başıma düzgün bişeyler giyer elimede el yapımı kekimi alıp en şirin halimle çıkar gelirim ananın yanına.. Allahın dangalağı yaa!!! Çocuktan çocuğum olsun diye götüm çıkarken anasıyla tanışmamak için ne diye bahane uydurayım dingil!! çok sinirlendim hazırlıksız yakalandım!!!!
---
Dünya tatlısı bir annesi, bendne 2 yaş büyük bir kardeşi vardı, beraber kahvaltı yaptık, ilk başta öküz gibi sustum, sonradan açıldım birlikte okey oynadık, sonra ben kardeşi ve Pekmez fifa oynadık..Hiç bu kadar eğlendiğimi hatırlamıyorum 2 sinede turu bindirince balık için salatayı hazırladılar, annesi bana girit usulu çipura yapmayı öğretti.. Bi ara balkonda pekmezle oturup bulmaca çözdük.. Çok garip bir şey, O tanıdığım adam yoktu karşımda kardeşiyle boğuşan, çocuk gibi herşeye burnunu sokan, Nazire Şenlendiricinin taklidini yapan gördüğüm en tatlı insan vardı karşımda...
Odası Fenerbahçe bayraklarıyla süslü, her tarafta çocukluğundan kalma anıları, ilkokul resimleri, hatıraları onun özeli, ve o özeli bana göstermek için büyük çaba sarfedişi, ilk aşkını anlatması, ona ait bir dünya, hep işyerinde cafelerde ve arabada gördüğüm adamı, eşofmanının içinde evde sağa sola koşuştururken görmek beni bi kat daha aşık etti sanırım ona...
Akşam annesi yukarı katta ki komşularına çıktı, ben kardeşi o Simpsonların sezonunu izledik.. Dizimde yattı; yeşil gözlerine, kirpiklerinin kıvrımına, kanağında ki yara izine, kirli sakalına, dudaklarının kıvrımına yüzünde ki her noktaya dokundum hafızama iyice işlemek için onu.. gördüğüm en güzel yüz gibiydi yüzü, şaşkın bakışları, gülümseyişi, dişlerinin muntazamlığı,gözlerini kırpışı, çocuksu mahsunluğu... Pekmeze ait bir çocuğum olsun istiyorum, ben bu adamdan çocuk yapmak istiyorum... saçlarıyla oynarken gözlerini kapatması dizlerimde çocuk gibi uysallaşması, hiç olmadığım kadar huzurluydum, neden bilmiyorum kendimi güvende hissediyordum. Kirpiği yanağına düşmüştü, dilek tut dedim, "hep yanımda kal" dedi.. En güzel yerlerde film biter ya, sonrası mühim değildir, artık kahramanlar yorulmuştur huzur içinde son yazısı yazar.. Ben eğer bir film olsaydım THE END yazımı şimdi yazardım, pekmez dizlerimde, ellerim saçlarında tv izlerken bu sahnede bitsin isterdim herşey, sonrası yok, öncesi mühim değil.. herşey burda bitsin Son yazısı buda yazarak blura dönsün sahne...
Sonra sordum, hangi yanağın diye, "sol" dedi ama kirpik sağındaydı...

Fransa protesto

Bana vize vermeyen Fransa'ya bacağımı sokayım!!!!
Çok sinirliyim 700 kişilik kafileden tek vize alamayan kişiyim!!!
5 senedir İTO'da böyle bir olay görülmemiş, ama o soktuğumun Fransası bana vize vermedi.. Nedeni bekar kız olup işe giriş tarihimin yeni olması, İTO'dan gelen açıklama ise resmimin Moldovyalılara benzemesi...
Yani kısaca sende rus o.ospusu tipi var demeye getirdiler puştlar!!!
O kadar hazırlık, milletten küfür yemek hepsi boşa gitti..
Millet kına yaktı yemin ederim.. Çok sinirliyim,
Pekmez göbek atıyo, işyerindekiler adalet yerini buldu diye laf sokuyo,
ve ben sinirden çıldırıyorum...

Fotoselli

Fotoselli tuvaletler gibi senle olan aşkım
şarıl şarıl işerken doruk noktaya varamadan ben
lap diye kapatıyorsun ışığını
yarıda kesip çişimi
elimi kolumu sallayarak
aydınlamanı sağlıyorum...
Ve biliyorum ki 1 dakika sonra
gene kapatacaksın ışığını
o sebeble küfredip çekiyorum çorabımı

Paris

İlk gün işe bi kot bi bady saçımıda tepeden sere serpe toplayıp gittim, erkeklerle hiç konuşmamaya çalıştım, kızlara büyük yalakalıklarla yaklaştım ama şans bu ya oranın en sürtüğüyle samimi oldum, sonra bunu farkedince hemen topuk oldum.. Sayfaları b.k gibi yaptılar görevim olduğu halde ses çıkaramayacak kadar aciz zavallı hissettim kendimi.
Bi sonraki sabah işe gitmek istemiyorum diye ağlanarak uyandım, uyandıktan 15 dakika sonra dank etti, "Şu ana kadar hiç bir insan insan evladını sallamamış bi hatunum, iş muhabbetinde babamı bile tanımayan hırslı az buçukta şerefsizin tekiyim şimdi ne sallıyosun ya, sana deselerdi 'kusura bakma götümüze benziyosun bu kurumda çalışamazsın' diye dahamı iyi olurdu! Onca para saçtığın kozmetikler işe yaramış demek ki seni güzel sanmış herif! kalk git hem tipini hem aklını kullan ezik gerzek!" diyerek şıkır şıkır giyinip çıktım dışarı.. İlk iş birini azarlayayım dedim (televizyonda çalışırken sadece kameramanlara bağırma hakkım vardı kalanına yalakalık yapmak zorundaydım işimi halledebilmek için, ama burda işler nasıl yürüyor bilmiyorum ama ilk hakkımı sayfa sekreterinden yana kullandım)
- buraya grafik çizmemişsin?
- söylenmedi
- söylenmesimi gerekti? ne kadardır çalışıyosun sen? yapamıyosan söyle bana getir ben yapayım
- afadersiniz...
Sonra bi pişman oldum, kızı kırdım diye.. içim içimi yedi... Napıyon ya sen dedim, yaşçada nerdeyse en küçükleri sayılırım (tahminimce) böyle sonradan görme bağrış çağrışlarla bi bok beceremezsin anca küfür yersin diye gidip kızı kantine götürüp börek çay ısmarladım, sonra bana Quark expressi öğretsene, hafta sonu geleyim bende sana photoshop'da grafik gösteririm falan filan diye sıçtığım boku temizledim...
Bu olay iyi oldu kızlarla tuvalette kaynaşmaya başladım ohh sonunda diyerek rahatca koltuğa gömülmüştüm ki patron geldi, pasaportumu sordu sonrasında da 5 günlük EXPO Paris zirvesine katılacak kişinin (maalesef ) ben olduğumu söyledi.. Maalesef diyorum çünkü bu kıyakla koca memeli sarışın pozisyonumu garantiledim.. daha geleli 2 gün olduğu halde beni Parise süs bebeği olarak yollamaları ufak çaplı bir kriz yarattı... İşyerinde bi anda kendimi sadece tuvalette tavanı izlerken huzur buluyorum kalan kısmında iğneli sözler, bakışlar ve benden tiksinen insanlar... Kaderde var koca memeli sarışın olmak ne kadar kaçsamda bi şekilde buluyo beni...
Bu olay Pekmezinde hiç hoşuna gitmedi, Pekmez'in İstanbul'a gidiş tarihiyle benim Paris'e gidiş tarihim aynı güne denk geliyor.. 4 saatlik bağrış çağrılarının özeti....
- Hem herkes benden nefret ediyor diyosun hemde kabul ediyorsun böyle birşeyi.... diyemedin mi başkası gitsin diye.... bana bir parça saygın olsa gitmezdin... beni yolcu edeceğine elin herifleriyle Paris'i dolaşmak daha cazip geliyor tabii.. Ne bok varsa orda aklını başından almışlar senin artık hangi muhabirlerin gideceğini duymuşsan bilemiyorum.... Ben İstanbul'da sen Paris'te ne güzel bir ilişki bu ya, nasıl rahat bir adamım ben ya!.. Ben demişim ki bu kızı seviyorum diye cümle aleme yaymışım ama kız Paris'e eğlenmeye gidiyor.... Millet arkamdan neler diyor şuanda kimbilir.... Orda iyi arkadaşlıklar kurarsın ben yokken sıkılmazsın, arkadaşlarınla kah Paris kah İsviçre gezer dolaşırsın.. Zaten meraklıydın hiç arkadaşım yok diyodun al işte sana fırsat git gez dolaş... Piyasanın bütün şerefsizleri ordadır zaten aç kurt köpeklerine seni kuzu gibi göndereyim bende.. Beni seviyo olsaydın gitmezdin ama sen bi Paris'e sattın ne diyeyim herkes gibiymişsin demekki... Birde neden sen? Adamlar buraya geldiğinde götlerine yama olarak beni yolladılar da oraya giderken neden seni gönderiyolar? zaten gazetede ki pozisyonun milletin gözüne batarken birde bunla beni daha çok aşağıla, ne diyim ya helal olsun...
Manyakmı ne yaa!!! sanki Kahramanmaraş'a gitcem.. Bu olaylar gitcem diye heycanlanmamı da unutturdu bana! Bok gibi para var Pekmez'de madem çok seviyon beni, dersin ben seni götüreyim Paris'e gitme onlarla, gitmeyeyim bende (bunu da dedimde çok kızdı burda, hemde baya çok) Kusura bakmasın valla 5 gün 4 gece Parsi gezisini kaçıracak kadar mal biri değilim.. O beni göt gibi bırakıp biliyo gitmeyi, ben gidince 'adi' oluyorum.. Sevgilinle aynı işi yapmıcan ne olursa olsun mutlaka -ki ben pekmezin tırnağı olamam- bir rekabet oluyor... Birde ben Pekmezi hiç böyle görmemiştim o kadar irkin basit geldiki gözüme... Maskelerimiz sanırım yavaş yavaş düşüyor ikimizinde...
Bu arada ben hiç Paris'e gitmedim çok heycanlıyım, ve sanırım Pekmez benden ayrıldı...

koca memeli sarışın

Bok gibi bir günün sonunda tek isteğim 365 gün deliksiz uyumak....Bugün kanal kemer sıkma politikasına başvurduğunu açıkladı.. Program bölümünü tamamen kapattılar ve programda çalışanlara çıkışlarını verdiler.. Bunlardan biride bendim.. Herkes tek tek personel müdürünün yanına gidip dosyalarını aldı.. Sıra bana geldi.. Hayatımda hiç kovulmadığım için, içim bi garip, farklı bi utanç hissi ve merak kaplı olarak odaya gittim.. Bi yandanda "belkide bu bi kader, hayat beni pekmezin ardından İstanbul'a yollayacak" diye boktan düşüncelerle girdim odaya, kadın direk dedi seni genel müdür bekliyor! Ahaaa dedim sıçtın kızım dv cam kasetlerini senin bozduğunu öğrendi 3 sene adamın evinde temizlik yapsan ödeyemezsin o parayı diye ezik büzük olayı kimin üstüne atsam düşüncesiyle girdim kapıdan... Direk tuttu omzumdan amcabey artık gazetedesin dedi... (eleman olmadığı için yaptığımız programla ilgili bir sayfanın, birde kadın sayfasına yardım ediyordum ama geçen hafta almışlardı elimden) ohhh dedimmm en azından rahatlıcam diye, "editör oldun, birde röpleri yapacaksın seçim zamanı program için geri buraya döneceksin"
- eee xxx bey'e noldu?

-yaşı kemale erdi, seçimler yaklaşıyor bize görsel olarak doyurucu biri lazım, gazeteye vekiller gidip gelecek bir bayanın durması daha iyi orda, haaa bu arada röportajlarda fazla konuşma soracağını sor bitir, gelenlerle de aynı muhabbet edeyim deme!

-------

Yeni işime başlamak için gazeteye gittim, gittiğimde yerini alacağım adam herkesle vedalaşıyordu, Allah var banada çokyardımcı olmuştu suratıma kocaman bir gülümseme katıp adama hoşçakal diyecektim ki direk yanındakine dönerek, "İşte böyle azizim 17 senemi verdim bu mesleğe, ama emeğini değil başka yerlerini veren kişiler gelip oturuyor senin yerine"şok oldum elim ayağım titredi , gözlerim doldu dudaklarım büzüştü bişey diyemedim, yeni bilgisayarıma oturdum... Herkes bana koca memeli bi sarışınmışım gibi tiksinerek bakmaya başladı.. Çay içermisin bile derken sinirli bi şekilde beyinsizmişim gibi "çayy diyoruzz çayy içecen mii" diye hömkürenler bile oldu...Televizyonda kendime güvenim sonsuzdur, ama gazetede bilmiyorum helede böyle olunca sadece kaşım gözüm fena değil diye aldılar getirdiler beni, hiç böyle aşağılanmamıştım sanırım... Ve herkesin bunu bilmesi kadar kötü birşey yok... Çok ahım şahım güzel bir kzı değilim, bacaklarım çarpık, dişleğim, basenliyim, dolunay gibi surata sahibim, belkide sadece güzel olduğum için koymamıştır cidden yaptığım işi beğeniyodur ama bana şımarırım diye öyle demek istememiştir müdürüm, bi de işin kötüsü saçlarımı sarıya boyatmak için kuaförden rendevu almıştım, onuda yaparsam tam olacam, içimemi doğmuş nedir artık!offf yaa Ne bileyim yarın hiç işe gitmek istemiyorum... Zaten pekmezde haftaya gidiyor öküz gibi uyumak istiyorumm...

Size baba diyebilir miyim?

Akşam saatleri, Kordondayız hava rüzgarlı elim pekmezin montunun cebinde avuçlarının içinde, başım omzunda büyük bir huzurla denizi izliyoruz...
- biliyor musun PuCCa, seni kızım gibi görüyorum
- hönkk!!
- Süslü okullarda okuyan yaramaz haşarı kızlar gibisin, sürekli başına bişey gelecek diye korkuyorum, kendimi senin baban gibi hissediyorum... Böyle hissettikçede sana sanki daha çok aşık oluyorum. Ben yokken sana zarar gelecek diye burda senle kalabilirim keşke buna imkanımız olsaydı.. ben yokken ben varmış gibi kendine dikkat et, seni sana emanet edeceğim çünkü...
Bir erkek bir kızı nasıl kızı gibi görebilir ki? Öpüp koklarken hiçte babam gibi değildi valla bildiğin azmış hayvanlar gibi daha yokmu daha, diye şehvetli şehvetli yalanıyodu da, bi anda nasıl kızı gibi hissetti acaba beni!!!!
Bu nasıl bir kader benim bütün sevgililerim bana bu lafı söyledi "kendimi senin baban gibi görüyorum" Bunu genelde kavga sırasında suratıma hönkürerek söylüyolardı ama bu kez aşık oluyorum falanda eklendi işin içine!!! Ben nerde yanlış yapıyorumm???? bir erkeğin beni kızı gibi görmesini sağlıyorum! biri olsa ikisi olsa amenna ama hepside aynı lafı sözleşmiş gibi demişse ya ben hep aynı tip herifleri buluyorum ya da şımarma olayını abartıyorum...
Aslında çok şımarık bir kız değilim, çocuk taklidi yapan hatunlar gibide davranmıyorum, baba özlemiyle yanıp tutuştuğum falanda yok, erkeklerimi baba modelinede sokmuyorum, onlarada çok bağımlı değilim, kendi işimi kendim hallediyorum, paralarınıda -çok- yemiyorum, arabam var, yaşadığım bir evim var, maaşım var bir işim var kimsenin sırtına yükte değilim, ssk işlerimi bile kendim gidip hallediyorum, hadi diğerleri tamam bi nevi haklılardı ama Pekmezin üzerine hiç bir sorumluluğumu yüklemediğim halde nasıl kızı gibi sever yaa, kızı gibi sevdiği hatunu erkek kişi şeyedermi pekii!! Seni arkadaşım gibi görüyorumla eşdeğer bir cümlemi acaba inşallah öyle değildir nerde embesil var onlara söylüyodum ben bu lafı çünkü!Eski sevgililerimdende biliyorum onlarda devamlı derlerdi bana "baban gibi hissediyorum kendimi", "kızımmısın sevgilimmisin anlamıyorum" diye üstüme yürümüşlükleri vardı, o kadar çok sinirlilerdi ki neden diye soramazdım. Ama tahmin edebiliyorum, kiracı olduğum evi boşaltmayıp nasılsa sevgilim halleder diye umursamadığım için ev sahibim çocuğun babasını aramıştı, iki tane osuruktan kazak alıp boş senetlere imza atmıştım, dershaneden çıkışta sevgilimin sınavının bitmesini bekliyodum. O sırada bi mağazada bi çizmeyi çok beğenmiştim kolumda çocuğun gitarı vardı onu satıp çizmeleri almıştım,... Sorumsuz, düşüncesiz, umarsız bir kızdım ama eskiden öyleydim valla billa bu çocukla ilişkiye başlarken tövbe ettim böyle şeyler yapmayacağıma.. Nitekim yapmadımda, ama bu niye bu beni kızı gibi gördü yaa offf çok sıkıcı!!!
Gitmese sanki bişi olacak kariyerde kariyer İzmir'de bi bok olamıyomuş bla bla blaa, bi bok olupta nolcan yarın bir araba ezecek seni, mortu çekecen sonrası hiiç.. Bari kal benle o boku birlikte yiyelim, Tabii bu arada çocukta hiç sende gel puccam yavrum benle İstanbul'a yok! o gece söyledi bitti, bi daha mevzusunu bile açmadı... Beni bana emanet ediyomuş dangalak, çok sinirimi bozdu yaa, madem kızın gibi görüyosun kal benle!

Kıskançlık en zayıflık anında

Günlerdir gözümün önünde fingirdeşen pekmez ve bayan kaltağı izledim, dudaklarımın yarısını yedim, sabah ojelediğim tırnaklarımda öğleden sonra ojeden eser kalmadı, sinirden burnumdan dumanlar kulaklarımdan kıvılcımlar çıkarttım, her sabah bayan kaltağın pekmeze günaydın demek için masasına gelip memelerini, bacaklarını çocuğun ağzına sokmasını izledim, günde 5 tane tobleron götürdüm ve her bulduğum fırsatta kumru, tost meyveli yoğurt yedim, minimum 5 kilo aldım çünkü sabah her sabah içine sığdığım pantolonun düğmesini patlattım! Tabii bu süre zarfında hergün pekmezden mesajlarda aldım 'sen bize haksızlık ediyorsun' gibisinden, kafam allak bullak, bu herife güvensem mi, abi bu kadar mesaj atıyo en azından seviyo mu ne, acaba he desem mi? gitsem mi dönsem mi, İstanbul'a gidersede bir süre mesafeli olarak yürütsem mi diye düşünüp durdum, ama gözümün önünde bayan kaltakla havlet olmalarına (belkide oldular) şahit olacakken, herifi burda dizginleyemezken taa oracıklarda yüreğim dayanmaz diye siktiri çektimm...
Ta kiii bu sabaha kadar!
çekimden dönüp kasetleri rejiye teslim edecekken, anaaaa bii baktım bayan kaltak pekmeze masaj yapıyor, içeriside hınca hınç adam dolu, beynimden vuruldum resmen ahtapot gibi elleriyle onun geniş omuzlarını sarıp sarmalayarak memelerini sırtına sırtına sürtüyor orospu!!!! elim ayağım titredi kasetleri attığım gibi çıktım dışarı kapıyıda çattt diye kapattım... tam ağlıcaktım ki "Ulan dedim şimdi öyle trip atmayla onca insana rezil oldun, herkes kıskançlıktan geberdiğini, kendi malını uzun bacaklı bi kaltağa kaptırdığını anladı! Bari dedim istediğini verme o karıya, senin olmayacaksada pekmezi ona yar etme! direk girdim içeri o kapıyı tekradan çatt diye kapattım, ben içeri girdiğimde kız başka köşedeydi pekmez başka, tuttum bayan kaltağın bileğinden ' bi daha seni bu çocuğun yanında görürsem hiç affetmem ona göre ayağını denk al' dedim fırlattım kolunu ( bu arada ben kızın göğüslerine geliyorum ve boyum 1.68) salakta 'aaa noluyo beee' gibisinden çemkirdi durdu pekmezede bağırdım 'gel buraya' diye çıkarttım dışarı tuttum yakasından 'o kaltağın 10 metre yakınına görürsem seni amcalarıma dövdürcem' dedim gayette ciddiydim valla bu gülmeye başladı sonra sarıldı bende sarıldım, sonrada bugün trip atmak zorundayım kusura bakma diyerek yukarı çıktım tıpış tıpış buda peşimden geldi, evede bıraktı beni yanii yendiden birleştik. Gram güvenmiyorum, içim içimi yiyor, ama benim elimden adam alacak karıyı yaşatmam ben! yeter yaa günlerdir içimde kalacağına şimdi onlar düşünsün gizli saklı nasıl fingirdeşeceklerini, hoşşş pekmezin gönlü olsaydı bayan kaltakta, orda ağzıma sıçabilirdi de 'sana ne lan' diye ama onun yerine dibimde dolanmayı tercih etti.
Valla gurursuzu murursuzum zerre umrumda değil açıkçası, napiim yaa günlerdirkıskançlık krizlerinde bi tane daha gitti elimden diye sersemlemiştim, böylesi şimdilik daha iyi oldu gibi.. yani umarım....

kepetto

Ben bayan kepetto
tahtadan aşklar yaratırım kendime
onlar yalan söyledikçe sahte orgazmlar yaşarım
ama yetmez bu karşılıksız haz,
odundan yapma aşklara
hepsi sonunda gider 'mavi peri' genelevine
kendilerini etten kemikten insan etmeye..

Korktuğum başıma geldi

Bugün Pekmez nöbetçi olarak gece vardiyasında kalacak... Kanala girerken otoparkın orda karşılaştık, önce selam vermedik birbirimize sonra ben tam arabaya binerken bu geldi, pencereyi açtırdı koltuğa ipodunu attı.. Bunları senin için doldurdum dedi çekti gitti.. Heytt bee eskiden kaset doldururduk, büyünce geçer sanıyodum ama sadece aletler değişmiş... Neysem işte tek Türkçe parça olarak ilk sırada Niran Ünsal'ın o "Seni şımartan bu hale sokan, O aşklarından biri olamam, olmam, Herkes aynı değil ki..." Abi bu ne yaa! bi de bana çocuk diyor gebert beni böyle birşeyi hayatta yapmam! Tamam hoşuma gitti gitmedi değil ama en son lisede yapardık biz bunu, bu şarkı türkü yollama olayını biraz abarttı gibime geldi..
Ayy dedim ama seviyom lan ben bu şapşalı! Ben bi arayım da dedim konuşalım en azından diye kanalı aradım...
dııııttt dııııttt derken ohaa o da ne! bayan kaltak açtı telefonu.. elim ayağım boşaldı resmen. Ne işi var lan onun pekmezin masasında! O masa bizim masamızdı, o uzun sutun gibi bacaklarını yine çocuğun ağzına dayayıp bütün vucudunu sergiliyor diye düşündüm, konuşamadım resmen, kapadım telefonu suratına, sonra pekmezin cebinden aradım, bingoo yanında Kaltak var o şen kahkahaları çınlatıyor her bir yanı.. "müzikler için sağol" dedim kapadım telefonu! 5 dakika bekledim arasın diye, aramadı.. Bi daha aradım," vaziyet iyi galiba ohh maşallahh, gece nöbeti sevdalısı olmanı anlıyorum" falan gibi bişeyler saçmaladım, o da " yaa ımm evet, ya sonra anlatırım, hımmm tamam tamam, evet işte ondan" gibi yanımda kız var yani, konuşmayalım gibisinden bişeyler mırıldandı.. kapadım telefonu suratına, dayanamadım bi daha aradım, " Allah seni bildiği gibi yapsın, iyiki ayrılmışım senden (ayrılan kim belli değil!) sana uyuz oluyorum artık nefret ediyorum senden, sen yanındaki gibi pisliklere layıksın, ikiniz birbirinizi bulmuşsunuz" gibisinden gerizekalıca saçmaladım. Resmen beyin özürlü gibi davrandım, ama o kadar çok sinirlenmiştim ki yok yani şuursuzca tamamen saydım sayıştırdım yine telefonu suratına kapadım.. Saniye geçmedi bi mesaj geldi.. "Yargısız infaz ediyorsun, bir defa da beni dinle sonra kafanda kur bana küfret!" ben tabi daha çok sinirlendim,
o kıskançlık ve sinirle üstüme başıma iki şey çekip babamın cüzdanından da 25 ytl benzin parasını çalıp koşa koşa çıktım işyerine, arabaya bindim Karşıyaka'ya kadar gittim ki, aklım başıma geldi, napıyom lan dedim, gidip napcam orda, bi söz var hiç sevmem aslında ama, bırak gitsin dönerse senindir diye!, bırakk dedim yaa, en azından seni düzgün hatırlasın zaten bitmiş geçmiş, Hepsinden öte çocuğa ne dicem, " ben piskopatım, ayrıldık ama başka kızlarla fingirdeşemezsin, ben başka birini bulana kadar koala gibi yapışırım kusura bakma canım"
geri döndüm eve....
Keşke eski sevgililerim bana ait mal olsa, yani ne bileyim böyle kıyafetlerim gibi, giymesem bile dolabımda saklasam, kimseye ait olmasalar, dolabım kıyafetlerle dolup taşarsa da, en eskimiş en kötüleri fakirlere dağıtsam..
Öyle bi kanun olsun istiyorum eski sevgililerim bana ait tapulu mal olsun.. Hepsi benim olsun başka kızlara gitmesinler, evlerinde oturup bana ağlayıp üzülsünler sıkıldıkça onlara işkence yapayım, ama benim olsunlar yaa!!!
Eve geldim ama içim içimi yiyordu, Erkek kardeşime Bayan kaltağın evini aratıp kızı istettim, babası çıktı, kız evde yok diyince "bugün bize gelecekti, söz vermişti" gibisinden bişeyler söylettim... Kesin aradı babası ağzına sıçtı, oh olsun gerizekalıya!
Bugün sevişirler mi acaba? Sevdiğim adamın başkalarıyla yatması koymazda bana, kızlara aşık olması koyar, dokunması koymaz ama dokunurken söylediği kelimeler koyar sanırım, ama bayan kaltağı düzerse anam hepsi koyar bana! Bugün kesinlikle uyuyamam ben tırnaklarımın kenarlarını yemekten kanattım, içim içimi yiyor, onlarda büyük ihtimalle kanalın tuvaletinde birbirini yiyor, Pekmez kasıklarında ki ağrıyı dindiriyor offf offfff!








Paranoya

Bu aralar 3. sayfa haberleri yaptığım için kendimi piskoya bağladım. Resmen paranoyak manyaklar gibi dolanıyorum, her üstü başı pis birini görsem adamı bombacı sanıyorum, asansöre benle binen komşunun bana saldıracağını düşünüyorum, birilerinin beni takip ettiğini ve böbreklerimi alacağını, sinemada popoma AIDS'li iğne batıracaklarını, şu anda bilgisayar monitörünün suratıma doğru patlayacağı gibi şeyler aklımdan çıkmıyor!
Ayın yarısını parasız bi şekilde atlattığım için o dönemlerde otobüse biniyorum, evimde maalesef dağ başında bi yerde, otobüsten indikten sonra 10 dakika boş bir araziden geçmek zorundayım. Pekmez'de nolur nolmaz diye bana biber gazı almıştı* o yolu o biber gazı elimde 3 Kulfu bir Elhamla gidip geliyodum..
Otobüste yanıma oturan adamdan deli kıllandım, önce bombacı sandım şimdi kendini patlatacak kafam ayrı yere bacağım ayrı yere yapışacak diye korktum, hatta senaryoyu o kadar abratmıştım ki ben ölürsem babamlar napar, pekmeze nolur, kıyafetlerimi dağıtırlar mı? gazete'de bana koca sayfa yer ayırırlar mı.. "Kızcaazda pek güzelmiş" diye teyzeler beni anar mı?facebookuma insanlar neler yazar? Allah kahrıbela bilseydim bütün herkese profilimi açardım, bombacının öldürdüğü kızın net adresine neler yazılmış diye baksınlar diye (büyük ihtimal burdan pek kimsenin haberi olmazdı, çünkü burası özelim olduğu için yüzyüze baktığım adamlara vermiyorum (verirsem sıçarım zaten) Tabutumu bile kırmızı bayraklı hayal edip şıpır şıpır ağladım. Sonra neyse indim otobüsten bi baktım anaa herifte indi! aynı sokakta yürüyoruz, bombacı değil kesin tecavüzcü diye düşündüm, sen bunca yıl sakla utanmasan demir donla gez çirkin kokuş kokuş bi herif evine 100 mtre kala alsın seni çökertsin olur mu lan dedim öyle şey! aldım elime biber gazımı hazır olda bekliyorum, planımıda yaptım. Adam yanıma geldiğinde sarkmaya başladığında ses çıkarmıcam "ne istiyon beni mi" dicem, "gel abicim hiç zorlamaya gerek yok bize gidelim ev boş" gibisinden böyle rahat relaks gevşek hatun moduna bürüneceğim, bildiğin hafif karılar gibi davranıp o boş araziyi en azından herif "ohh kızın evine gidiyoz" diye güle oynaya bana zarar vermeyerek geçirsin sonra suratına o gazı sıkıp doru eve topuk, arazinin orda sıkarsam işe yaramazsa boşuna dayağı, bıçağı yemiyeyim.. en azından evlerin olduğu bölgede çığlığımı tanıyan bi kaç insan evladı bulabilirim diye 2 dk. planımıda yaptım, sprey aşağıya doğru elimde kendimden emin herifi beklerken yanlışlıkla bi bi bastım kutuya pısstt diye kendi suratıma alttan püskürttüm. Anaaam yandım resmen yandım attım çantamı bi yana kendimi bi yana o nasıl bir acı! Allah kahretmesin, nefes alamıyorum gözlerimi açamıyorum! Nasıl bönüyorum! asfalta suratımı sürterek rahatlıcam, o kadar yanıyo ki gözlerim, sapık sandığım adam geldi tuttu kaldırdı beni, umrumda değil ama canım öyle yanıyo, adamcağız hastane mastane diyo beni eve götür diye bağrınıyorum neyse adamın girdim koluna nefes alamıyorum iğrenç bi koku var, boğazımı biri sıkıyo sanki eve geldik bıraktı adam beni eve sağsalim... 2 saate kadar anca kendime geldi kirpiklerimin dipleri hala yanıyo şuanda, adama karşıda çok utandım sen herifi önce bombacı, sonra sapık san adam hayatını kurtarsın!
O bu değilde yukardaki bana çok pislik yapıyo ama seviyo lan beni! Orda ki harbiden tecavüzcü olsaydı şu anda bilmem kaçıncı postata bütün vucudumu kesip doğrayıp parçalamıştı! Valla seviyo beni Allah, ne zaman böyle bişey olsa hep al sana kerata diyo!
biber gazı; bütün av malzemeleri satan dükkanlarda bulabilirsiniz 10 YTL sadece:)

4.05.2008

Anlar

Yaşayamadığım anların düğümü boğazımdadır hep; ne zaman bahsedilse karnıma biri tekme atıyo gibi olur ve büyük bir kıskançlık triplerine sokar beni...İlkokulda herkesin evde annesinin yaptığı yemeklerden bahsetmesi gibi.. Ben daha hiç okuldan geldiğimde sıcak yemek yemedim evde.. Ve hiç kapıyı annem açmadı.. Ve bizim ev hep soğuktu çok soğuktu hemde, herkes eve gitmek için can atarken sınıfta, okul yolu bana işkenceydi... (bu biraz küçük emrah modunda olmuş :P )Birde çok büyük aşk yaşamadım hiç... Zaman olarak yıllanmışını yaşadım ama birlikte her anı geçiren, yanında gözlerimden yaş gelene kadar gülebildiğim sonuna kadar güvendiğim hiç aşkım olmadı daha... Hep hesap kitap aşkı yaşadım... Ayrılıkların sonunda çeteleleri tutulmuş faturaları suratıma çarpıp ben senden öndeyim diye çekip gittiler...Herşeyi büyütecek kadar küçük kız değilim ama, Büyüdükçe hiçbişeyin küçüleceği yok gibi gözüküyor...

İyi insan

Şu chatbox'a keşke senin gibi arkadaşım olsa diye biri yazmış ya, Nasıl gurur duydum anlatamam bundan! Çünkü ben hiç iyi bir arkadaş değilimdir, hiç hemde!
Bi kere bencilim kıskancım, hiç beğenmediğim kıyafeti kardeşim bile giyse o an o kıyafet bende değerli olur! Dert dinlemeyi bilmem, biri bana sorununu ağlak ağlak anlatırken ben "keşke kırmızı oje sürseydim" diye düşünürüm. Hatta çoğu zaman anlattığı dertlerine inanmam bile insanların, biri kalabılta çok kolayca ağlayabiliyosa o kişi direk gözümde ilgi çekmeye çalışıyodur... Bayılanı taşıyan değilde, sırf işten yırtmak için hastaneye koşan kişi olurum... İşim düşmedikçe kimseyi aramam, bi yerden ayrıldıysam erdeki insanlarda bitmiştir benim için, severim, özlerim ama aramam.. Arkadaşlarıma çok dertlerimi anlatmam, karnımın içindekileri göstermem ben hep gülünecek zamanlarda aranan insan olurum. Aaa PuCCa da gelsin şimdi eğlendirir bizi tarzında bi nevi Fatih Ürek muamelesi görürüm.. Yılış yapış koklaş öpüş sevemem kimseyi, alacağımı alır çeker giderim.. alacağım birşey yoksa muhattap bile olmam...
Çıktığı, yattığı kalktığı adamlara bulaşmam ama hoşlanıyosa heriften ve aralarında hiç bişey yaşanmamışsa hiç affetmem beğeniyosam kendime yamarım.. Ki pekmez hariç diğerlerinde böyle oldu, arkadaşlarım seçti beğendi beni yolladılar aramızı yap diye, baktım lokum gibi çocuklar direk kendime yaptım.. Emanetlerine gözüm gibi baktım yani..
Çok kötü bir komşuyum da aslında, Aşure tabakları evde dolu. Komşularım getirmişler. Hangisi kimin bir bilsem geri vereceğim. Ama hiç bir fikrim yok. Komşularımı hiç sevmiyorum. Karşı komşumun kızı benle aynı yaşıt kız evlendi . Kıskançlığımdan kızın kına gecesinde karakolu arayıp şikayet ettim, çok gürültü var diye.. Kız boşanıp geri baba evine döndüğünde ise Allah biliyo en çok ben sevindim "ohh olmuş pis sürtük. Tüm mahalleyi milli edip evlenmek neymiş gördün diye!" Aşağımızda oturan çocuk evlendiğinde gidip geceden düğün arabasını anahtarla baştan sona çizip KSK yazmıştım.. Elimden gelse kimseye selam vermem apartmanda, bi kez asansöre işerken yakalanmıştım ama çok ufakkene daha...
İnsan ilişkilerim berbatmış lan benim bak şimdi farkettim, yaşlıları sevmem annanem başta olmak üzre, otobüste uyumuş taklidi yaparım kimseye yer vermem, insanların dedikodusunu yapıp kuyu kazarım, eski ev arkadaşımın diş fırçasıyla tuvalet temizlemiştim, içip içip sarhoş olup yanımdakileri rezil ederim sabahta neden bana bakmadınız diye trip atarım. Eğer işler istediğim gibi yürümezse kıyameti koparırım, yıkarım, dağıtırım, carlarım...
-eskiden- yanımda benden daha güzel bi kız istemezdim, o sebeble nerde eciş bücüş var onlarla dolanırdım. İnsanları aşağılardım, başkalarının yanında küçük düşürmeye bayılırdım dalga geçerdim hatta ağlatırdım bile.. Şimdi artık bunları yapmıyorum çorçocuk işi geliyor...
Ben iyi bir kız değilmişim bi de utanmadan sonra Allahım neden bana bunları yapıyosun diyorum.. Kanımda var benim şerefsizlik! Allam beni iyi bi kız yap, sonrada dualarımı kabul et nolursunnnnnnn... Eşşek kadar hatun oldum artık şu lanet hataım bi düzene girsin kazığın üstüne oturma hissim geçsin bi huzurlu uyku yaşat bana:((((((

Çöp

Neden ağlıyorsun diye sorma
Ağlamıyorum..
Gözüme çöp soktun
Çıkarmaya çalışıyorum

Hiisyat aynı kişiler farklı

Senden fazla birşeyler beklemekte hata yaptım, sen hala çocuksun çünkü, telefon numaramı silme, büyüdüğün zaman ararsın beni..."
Pekmezden gelen mesaj bu, o geceden sonra bu mesajı attı ve bi daha suratıma bakmadı.. tabii bende bakmadım, bakmadığım için öğlen aç kaldım! salak gibi belki öğlen yemeğe çağırır diye bekledim, bekledim bekledim, puşt gelmedi! Bugün benimle hiç konuşmadı, laf bile sokmadı dün en azından onu yapmıştı...
Ben çocukmuşum, hoşttt köpek! Ulan 1 aylık çıktığın kıza, pazara gidelim der gibi " İstanbul'a gel bari benle" diyen sensin, tutup haftalarca sen eski sevgilini düşünüyosun diye paranoylara yatan sensin, sana tahammül edebildiğim ve senle gelmediğim için (çok istiyo gibi) çocuk olan ben oluyorum.. sen önce yaşına göre davran efendiiii!!!
Üzülmüyorum, acıda çekmiyorum sadece sinirliyim ama biliyorum 3 gün sonra köpeğe bağlıcak bu bünye kendini yine! hep aynı şeyler yaa!! önce sinir sonra keder...
Allahtan bu seferki daha yakışıklı en azından eli yüzü düzgündü diyebileceğim ardından. , Pekmez eski sevgililerime göre peygamber gibi kalıyo valla... çok özleyeceğim sanırım... özellikle oturduğu masayı, alışmıştım lan her allahın günü yanyana dipdibe çalışıp bi yandan da aşk yaşamayı...
Elim telefona gidiyor ara diyorum sıç çarkına ama yapamıyorum, Bugünde kirli sakalını kesmiş pasparlak olmuş, pezevenk çok tatlı olmuş! gözüme inanılmaz derecede yakışıklı gelmeye başladı... Gözüm telefonda bi mesaj diyorum yaa bi mesaj eşşoğlusu, en azından de ayrı şehirlerde deneyelim diye! Ama yok, o çok rahat memnun hatta sırtında koca bir yük kalktı
Virgilius'ün bi aşşağıya yazdığı yorumu okuyunca dank etti! bundan öncekide böyle puştluk yapmıştı bana! herifçioğlu bi kere bile benim şehrime gelmemişti, ama ben "sen askere git, ben arkandan gelmezsem orospuyum" diyodum, nitekim yapardım da biliyorum! herif nereye ben oraya öyle koala gibi yapıştım adama! 4 sene boyunca bi kere bile yaşadığım yeri görmemişti ve sonunda bi gün geldi! 'haa gelme sebebi tamamen ona attığım bi köklü kazıktan dolayı ağzıma sıçmak içindi' ama olsun, sonuçta geldi! Ben beni bu kez topuğumdan vuracak diye düşünürken bana peri kızıymışım gibi davranmıştı, çıktığımız günler boyunca olmadığı kadar anlayışlı sevecen ve itaatkardı! hatta hiç yapmadığı birşeyi yaparak bana 'söz' bile vermişti.. Yeniden çıkıyoruz laylaylomm bu adama aşığım postu olurum triplerine girmişken ben! adam bi daha beni aramadı! bi kere bile, yok burdan gitti bitti, bi daha ne sesini duydum ne haberini aldım..Alırsamda inşalllaaaaaahhh ölüm haberini alırım o ayrı mevzu tabii!!! 4 sene boyunca 77 milyon kez ayrılıp barışmıştık, ayrı olsakta yinede mutlaka bi mesaj bi mail bişey atar ille kendini belli ederdi bizz hop sarr baştan geri alırdık.. Ama bu kez ciddi ciddi bitirmişti, üstelik benim haberim olmadan!
En son vedalar hep böyle altın vuruşlu oluyo demekki, şimdi bütün çalıştığım yer bizi çıktı biliyo ve biz ayrıyız. madem böyle bi bok yiyecektin millete ne afişe ettin, olan senden sonra bulacağım adaylara olacak oysa muhasebede ki çocuğu yedeğe almıştım bile gitti bal gibi çocuk!

perhaps, perhaps, perhaps

Ayrılalı 3 saat olmayışına rağmen 55 tane mesaj attı pekmez, 3'er mesaj arayla "seni seviyorum" yazdı. Bugün maç izleyecek diye akşam çıkmadık o da kendini sürekli mesajlar atarak affettirmeye çalıştı... Ve ben mutsuzum, hep bu şekilde oluyor ne zaman işler istediğim gibi gitse mutlaka ortada büyük bir sorun yatıyor. Duramadım, tutamadım kendimi hatta bu kadar çok ilgiye sinirlendim bile, kandırılmış gibi hissettim, "İstanbula gidiyormuşsun?" diye yazdım... gelen cevap,"evet" başka hiç birşey yok... yarım saat geçti geçmedi yatağımın içinde hıçkırıklarımla boğuşurken bir mesaj geldi "kapının önüne in" yüzüm gözüm şişmiş, saçlarım berbat, pijamamın dizleri çıkmış popo tarafında ufak bir yırtık, makyaj sıfır, insanların yolda gördüğünde kıyamet alameti diye taşlayacakları bir halde, koştur koştur indim aşağıya. Salak açmış arabanı farlarını bekliyo bide beni görünce kornayı çaldı tam apartmanın önünde. Bu çocuk hiç ailesiyle yaşayan bi kızla çıkmamış sanırım ulan biri görse direk 'sokak orospusu' diye adım çıkacak mahallede, bindim arabaya dedim "hemen sür yukardaki parka..."Orda öylece susup bekliyoruz ikimizden de ses çıkmıyor, lisedeyken okuldan kaçarak X'le gelirdik buraya, ilk beni sevdiğini burda söylemişti, ilk bana kız arkadaşının hamile olduğunu da burda söylemişti ve ilk en yakın arkadaşımla evleneceklerini de bu parkta söylemişti.. Keşke bu parka Y'i de getirseymişim, oda benden nefret ettiğini, sevmediğini ama özlediğini, "artık senle arkadaş olduğumuza göre bana arkadaşlarından ayarlasana" gibi derinden vuran sözleri bu parkta söyleseydi de adet yerini bulsaydı!
Sonunda başladı konuşmaya, ilişkimizin ne aşamada olduğundan emin değilmiş, bana güvenemiyormuş, sürekli gitmeye hazır duruyormuşum, hala eski sevgilimi özlediğimi düşünüyormuş, falan fıstık derken bir laf söyledi ki güleyim mi ağlayayım mı bilemedim..- Sana benimle gel desem, eski sevgilin İstanbul'da gelirsen benim için değil onun için gideceksin...
- İstanbulda olan hangisi be!
- kaç kişiyle çıktın sen?
Ne duymak istiyorsun benden anlatayım,, diyerek başladım anlatmaya merak ettiği kişiyi, şehirleri karıştırdığını söyledim, ilişkimizin abartılacak kadar aşk meşk taşımadığını, 1 yılın sadece 2 haftası çıktığımızı kalan günlerde ayrı olduğumuzu ama inatla birlikteymişiz gibi davrandığımı falan filan diyerek onun duymak istediği şeyleri anlattım. Sonra gelen söz "ee sen 2 yıl Ankara'daydın bu çocukta öyle siz birlikte mi yaşadınız" höst bu kadarda aleni sorulur mu lan! hemen yok dedim, hatta nerde oturduğumu bile bilmiyodu birbirimizi görmüyoduk diye yine duymak istediği şeyleri söyledim.. Dinledi dinledi, sonrada " O zaman benle gel İstanbul'a" dedi. ahh canım yaa gelmeme izin verdi. Tek derdi orda eski sevgilimi görmemmiş gibi! Oysa ki derdi ilişkinin gideceği yerden korkması, sorumluluk almak istememesi ve kafasının karışık olması. Bunlarıda eski sevgilim mevzusuyla kapatmak istemesi.
Şeytan dedi kalk git istanbul'a diğerinin hayatını zindana çevirdiğin gibi bunun kini de çevir görsün anasının don rengini! Sonrada geri dönersin memleketine yapmadığın şey mi!Ben bu anın aynısını yaşadım, gelmiyeceğimi düşünerek büyük ihtimalle 'yanlışlıkla' ağzından çıkan "buraya gel" sözüne kanıp, bütün hayatımın içine bi güzelll sıçmıştım. Sıçtığım şeyleri sıvarken çocuğa da o boklardan bulaştırmıştım.. Sonuç, benden ölesiye nefret eden bir eski sevgili, aylar öncesine kadar beş para etmeyen şerefsize köpek olan bir bünye!
Bunun için değer mi dedim baktım baktımm, radyoda "if you can't make your mind up,we'll never get startedand i don't want to wind up, being parted, broken-hearted.so if you really love me,say yes, but if you don't, dear, confessand please don't tell me, perhaps, perhaps, perhaps" çalıyodu, duruma göre fazla hareketliydi ama al ulan pekmez "bu şarkı benden sana gelsin, artık eve gidelim sende ordan istanbula" diyerek dizleri çıkmış pijamamla çektim gittim...
Ve sanırım bu kez ben bittim!

Seni Seviyorum

1 saat önce, kızlarla merdivenlerin başında oturuyoduk.. Daha doğrusu onlar oturuyor bende onlara Tarkan'ın taklidini yapıyordum, ellerimi yumruk yapmış oturup kalkarak dudaklarımda yarı açik biçimde kızlar şarkıyı söylüyor bende İçime Tarkan kaçmış gibi dans ediyordum ki biri belimden sarılıp yanağımdan öptü! " ben seni çok seviyorum yaa" dedi ve gitti... bi an mal oldum, kaldım öyle salak salak baktım. Aynı şekilde bütün kızlar mal oldu. Pekmez beni izliyormuş meğer görüncede gelip öpesi gelmiş.. Şebeklik yaptığım kızların arasında bayan kaltakta vardı, hepsi oowwwww, neden söylemiyosunuz woww diye naralar atarak 'beni kutladı' Çok büyük bir şok geçiyorum şu anda... 1 saat içinde çıktığımızı, beni öptüğünü ve sevdiğini duymayan kalmadı. Garip bir göt kalkması yaşadım ama aynı zamanda korkuda..Şimdi bu herif gidecek burda mal gibi kalcam, kimse çıktığımızı bilmiyorken en azından kıyıda köşede nolur nolmaz diye bıraktığım çocuklar vardı şimdi onlaranda olcam. Birde bi önceki sevgilimden biliyorum aradan yıllar geçsede sadece onlarla anılıyorsunuz.. "Aaaaa bu bilmem kimin sevgilisi dimiii", yada biri sizi birine sorduğunda direk "amaan o mu şunla sevişiyodu", uykusuz işe geldiğinizde "gece kimbilir noldu" daha bi sürü şey... Kadınların sahipli erkeklere olan ilgisinden bahsetmeme gerek yok sanırım..Ve o şimdi gidecek, ben burda pekmezin eski kırıklarının arasında yer alcam, o gidecek herkes bana onun gidişiyle çektiğim acıyı soracak, o gidecek ve gitmeden önce canımı daha fazla yakabilmek için bana var gücüyle aşk şırıngalayacak.

Yok bişey

Hayatımın en ilginç sevgililer günüydü.. Hoş benim hiç sevgililer gününde sevgilim olmadı ama! nedense şerefsizler ayın 11'i olduğunda pislik çıkarıp kavga ediyolardı benle!Bütün gün gazetedeydim EXPO denilen zımbırtı için uğraşıp durdum, pekmezde delegelelerle birlikte sempozyumdaydı, bütün gün bir teleonunu bekledim.. cıks aramadı... Akşam olunca çıktı geldi, sana süprizim var diye, ben tabi direk hayallere daldım şarap, güller şık lokantalar falan derken o da ne? Abdullah Gül EXPO için gazetecilere ve delegelere yemek veriyomuş oraya götürdü beni! Hep hayalimdi zaten sevgililer gününde böyle bir yemek, tek lokma yiyemedim, hoş anlamadığım şey sen adamlara ülkeni tanıtıyosun yemekte türk yemeğine dair tek lokma yok peynir bile ithaldi..Bütün gün arayamamasının sebebi çok yoğunmuş kafasını kaşıyacak vakti yokmuş bla bla bla derken ulan bütün muhabir kızlar selam veriyo pekmeze.. yabancı muhabirlerle gelsin fine thanks and yoular tel alışverişleri, bizim yerli muhabirlerle öpüş koklaş "ayy bugün ne eğlendikk, yaa hep görüşelim senle pekmezzz" 3 kızdan biri ile aynı dialog, beni de tanıştırıyo tabii gelenle gidenle, bu hanfendi, bilmemne televizyonundan bilmem kim, Bu da pucca! demek bu da, bak senn!! benim surat beş karış sinirden köpürüyorum, kıskançlıktan dudaklarımı yiyorum, tek istediğim terkedip gitmek orayı, ama giderken kolunu bacağını kırıp gitmek istiyorum..kızlarla her konuşmasında gülüşmesinde sanki beni aşağılıyor gibi geliyor, Bu kıskançlık gelen duygu böyle mideme şırıngıyla hava dolduruyolarmış gibi his yaratıyor. Hem çok sinirliyim çekip gitmek istiyorum, gidersem arkamdan gelmezse diyede korkuyorum.- Neyin var Pucca?- Yok bişeyyim! sen işine bak!Herkes Gül'ün ağzından çıkacak 2 kelime için çırpınıyo, benimse tek derdim bütün gün o kızlarla nasıl eğlenmiş acaba? Sonra sıkıldığımı anlayıp dışarı çıkıyoruz, ağzımı bıçak açmıyor bi kumrucuya gidiyoruz adam gibi bişeyler yiyelim diye çok sinirliyim, kırgınım, ve kıskancım yani deli gibi tehlikeliyim..- Neyin var Pucca?- Yok bişey yemeğini ye sen!hediyede almamış diye düşünürken montunun cebinden kırmızı bir kutu çıkarttı.. Kazak bekliyodum aklımın ucundan yüzük falan geçmemişti, ihtimal dahilinde bile yoktu ama ama Allahım sana geliyorummmm, evleniyorummm sonunda, gelinlik modelim, evden çıkışım, kına gecem, dans müziğimiz, davetiyelerin modeli herşeyi o anda düşündüm, kırmızı kutuyu açınca hayal kırıklığımdan öte koca bir hööönnkkk oldum!!! yusufcuk kolyesi!!!- bu nee beee!!!- ne oldu, beğenmedin mi afadersin bilemedim üzgünüm yaa...- yok beğendimm, çok şaşırdım tam istediğim kolye nerden tahmin ettin diye şeyettim öyle..iğrenç beğenmedim bi kere! tek taş sandım salak PuCCa, tabii çocuk ne bilsin kafayı evlenmekle bozmuş çorçocuk doğurma meraklısı salak bi hatun olduğumu! Zaten hala İstanbul işini anlatmadı, bende hiç sormadım yüzüm beş karış asık bana şans getiren bi yusufcukla bi de etrafında dolanan her memeliyi kendine hayran bırakan bi sevgiliyle bir sevgililer gününü bitirdim.Evlencem ben ama yok, bunla olmazsa başkasıyla, bu 8.8.8 bu tarihe kadar evlencem diye kendime söz verdim bu olmazsa 9.9.9 zaten bunlarda olmazsa kesin evde kalırım, o zamanda kendimi işine adayan bi hatun olurum.. Ama şimdi işimden önemli olaylarım var...

Saç rengine gelen adamlar

Sarı saçlıyken, üst tabaka denilen grup, müdürler yöneticiler asılıyor,
Kızıl saçlıyken, memur çocukları
siyah saçlıyken lise bebeleri
kumralken ise nedense bir Allahın kulu gelmiyor???

Kıskançlık

Kantinde yine tartışıyoruz pekmezle, ben anlatmadıkça o eski sevgilimi gözünde peygamber ilan ediyor, oysa ne tipiyle, ne işiyle, ne karakteriyle tırnağı bile olamaz Pekmez'in, ama gel bunu çocuğa anlat falan derken lap bayan kaltak oturuyor bizim masaya, (bu arada kimse birlikte olduğumuzu bilmiyor) Bizim ara limoni, suratlar asık bakmıyoruz birbirimize, bende o sırada kolyemle oynuyorum, tek elimle klipsini çıkarttım, "aaa açıldı dedim, Pekmez'e doğru yaklaşıp takmasını istedim.. Bi gözümle de Kaltağa bakıyorum... Havalı pozisyonlarla yerime oturmuşken, hatun:
- yaaa çok soğuk burası gögüs uclarım çıkıyooo ! dedi...
Sürtük! resmen sürtük, o gögüs uclarını koparıp küpe yapcam ben senin, hiç vazgeçmiyor hiiiçç!!!
Sonrada "ayy ben ne dedim, nasıl ağzımdan çıktı" diyerek kahkaha attı, elide Pekmezin bacağında!Ulan ben daha dokunmadım bacaklarına sen napıyon? sinirden kıpkırmızı oldum kulaklarımdan çıkan ateşi hissedebiliyordum resmen! Bununla da kalmadı gözüne birşey kaçmış gibi yapıp, o iğrenç suratını yapıştırdı pekmeze "gözümün içine bişi kaçtı şunu çıkar" diye, o kadar çok sinirlendim ki, çocuğu nasıl ittiysem, "ben çıkartırım" dedim tuttum kızın suratını resmen tırnağımla gözünün beyazını deştim, ağlayarak tuvalete gitti, canı yanmış sürtüğün pislik beter olsun! gözünü çıkarmadığıma dua etsin!!!
Pekmez'e de dedim, "şu kızı becerde; o rahatlasın, bende kurtulayım artık!" çektim gittim...
Aslında bi nevi iyi oldu, gündem değişti eski sevgilim out, bayan kaltak in!

Eski sevgili

- gazeteye neden hep uzun saçlı erkek resimleri koyuyorsun?
- bilmem onlar denk geliyo
- o uzun saçlı mı?
- kim?
- saklama, herşeyi biliyorum senin eski sevgilin var?
- hönk!?!
Allah kesinlikle benle dalga geçiyo, çok pis oyuna getiriyo beni.. Ağzıma bal çalıp çalıp kaçıyor..Aynı okuldan mezun olduğum bizim sınıfta ezik insanlar grubunda olan sadece selam sabahtan ileri muhabbet etmediğim bi gerizekalı ile aynı yerde çalışıyorum... Hala ezik, ben hala sadece selam veriyorum... Ama bu şahıs hayatımla ilgili çok şey biliyomuş gibi her önüne gelene PuCCa zaten öle, PuCCa hep böyle idi diye ahkam kesiyo!!!
En son pekmeze eski sevgilimi anlatmış, onu çok sevdiğimi, ayrılamayacağımızı, yeniden barışacağımızı söylemiş..Ondan beri hayat tam bir kabus! nerde beni görse pekmez başlıyor; ne düşünüyorsun, onu mu? Onla mı buraya gelmiştiniz? Neden bitti bla bla bla..Hiçbir sorusuna cevap vermiyorum, ne cevap verecem zaten, başıma gelecek olanı biliyorum çünkü.. Yeni sevgiliyle eskiyi yad etmek nerde görülmüş zaten?
Ben eskisini unutmak için anamı ağlatmışken tam huzura erdim diye sevinirken lap bi anda adamın ismi hep aramızda oldu.. Herif karşıma çıkıp hayatımı mahvetmese varlığı yetiyo puştun!Kendimden korkuyordum çocuğun eski sevgililerini deşip herşeye sıçıp sıvamaktan, maşallah ama pekmez benden daha azimli çıktı benden beter davranıyor, o direk soruyor!
Geçen gece Duman'ın konserine gittik, oraya gidene kadar zaten beynime şeyetti, neden anlatmıyosun falan fıstık diye, neyse gittik ilk şarkıdan sonra telefonu çaldı bu mal beni orda bırakıp telle konuşmaya gitti! şoke oldum ama, koskaca konserde bıraktı telefonda konuşacak diye o kalabalıkta gitti, 10 dakika bekledim, baktım gelmedi çok sinirlendim çektim gittim eve!!!Sonrası tabii kavga!!! adam gibi kavga olsa yine iyi, "orda eski sevgilini gördün diye çektin gittin değil mi?...
Geçen hafta İstanbul'a gittiğinde eski sevgilinle görüşmeye gittin zaten biliyorum... 5 sene dile kolay nasıl biter, baksana konuşmaya bile yüzün yok!!!"
ben ağzımı açmadıkça o daha çok üstüme geliyor, o üstüme geldikçe ben ondan uzaklaşıyorum... Umarım bu durum çok uzun sürmez, yoksa tamamen uzaklaşacağım.. İşin kötüsü o sordukça kendimi eski gerizekalı hayvanoğluhayvan erkek arkadaşıma daha yakın hissediyorum.. O sordukça aklıma daha çok mıh gibi işliyor, unuttuğum anılar aklıma gelip gelip duruyor..

Aslında şeytan diyor; bi daha sorarsa "köpek gibi aşıktım eski sevgilime, hayvan gibi seviyordum, fecii dehşet güzel öpüşüyodu yiyişiyodu, bak dur aklıma geldi bi arayayım şunu" de! ders olsun bi daha kimsenin eskisini deşemesin saftirik!Allahım sende nolur bi tanesini kapaklamışım bırak elimde avcumda dursun, bi elleşme artık kader denilen zımbırtıyı böle ufak oyunlarla aleyhime kullanma rica ediyorum:P

Adım adım nikah


Seninle evlenmek için bütün varımı yoğumu veririm. Hiç kimsenin yanında bu kadar rahat değilim ben! Çok şanslı bi herifim...
"need for speed" oynarken turu bindirince Pekmeze bu sözleri söyledi... Oyunun gazıyla heycana geldi gırgırına maksat muhabbet olsun diye söyledi biliyorum ama olsun ilk haftadan evliliği bahsettiren kaç hatun var dünyada (karizmatik surat)
Tabii çocuk pc oyunları delisi, bende ortak noktalarımız varmış gibisinden kendimi oyun hastası gösterdim bütün buluşmalarımız izleme odasında oyun oynayarak geçiyor.. Mutlumuyum hayır, sürekli ben kazanıyorum...
Bu çocukla evlenmek istiyorum ; planlarıma göre gelecek yaza kadar evlenmem gerek, 2 sene sevişme, oynaşma evliliğin bokunu çıkarma sonra hooop çocuuk...
Şu dünyaya geliş amacım zaten sadece evlenmek.. Öyle kariyer yapayım bilmem ne gibi derdim yok, biliyorum ki memelerim sarktığı zaman kariyerimde bitecek..
Hem eskidendi öyle şeyler bi ara çok hevesliydim bişiler olayım amanda aman diye, sonradan baktım şu hayatın tek anlamı sana saçılan tohumlardan insan yapmak, başka bişey için gelmemişsin dünyaya...
Kafamı kurcalayan tek şey umarım kafamda yarattığım gibidir! mesela sanki hiç osurmaz gibi geliyor, eski sevgilim denen hayvan oğlu hayvan ceset yemiş gibi gaz salardı ortalığa allahın ayısı!
İçten pazarlıklı değildir umarım, herşeyi kafasına takıp büyütenlerdende değildir inşallah. Dilerim koruyup kollayıcıdır, sarıp sarmalıyıcıdır...
Gerçi hoş, o daha çok şoke olacak gerçek "ben" ile karşılaşınca....
Yanında biri ayıp bişey söylediğinde salak numarası yapıp aptal aptal bakıyorum, sonra açıklayınca durumu yüzümü kızartıyorum ( allahın bana verdiği en işime yarayan özellik 1- yüzümü istediğim zaman kızartma 2- istediğim an istediğim yerde hüngür hüngür ağlama) Oysa 1 milyondan fazla belaltı fıkra biliyorum, ve erkekleri bile utandıran küfürleri nefes almadan sıralayabiliyorum...
Baklava yapamadığımı öğrenince dumur olacak
makyajsız görünce tırsacak
savaş filmlerini sevmediğimi duyunca bozulacak
pc oyun cdlerini kafasında kırınca ağlayacak
tek amacımın çocuk ve evlilik olduğunu duyunca kaçacak..
gülben ergen şarkılarında ağladığımı görünce kusacak
futbolu sevmediğimi öğrenince şaşıracak
selilütlerimi görünce kafasını duvardan duvara vuracak...
bunları belli etmeden o nikahı kıydırtmak için çoookk çalışmam gerekecek puufff!!!

Merak

Asansörde çok fazla kızla sevişmiştim ama ilk kez bir kıza aşkımı ilan ettim!
İlişkinin 3. gününde söylenecek laf mı bu? Sevişmiştim ne ya!! direk üç adım geri attım.. gırgır olsun diye söyledi biliyorum ama "seviştim" ne yaaa???
Şimdi ne zaman çocuğa baksam asansörde kızları düzerken hayal ediyorum ve o kızların hepsinin kafasını koparıp apartmanın önüne asıyorum!
Erkek arkadaşlarımın hep eski sevgililerini merak ettim, merak etmekle kalmadım; tc kimlik nolarından msn şifrelerine kadar herşeylerini araştırıp hıtıklayıp bulmuştum.. Bulmakla da kalmadım hatta, hala ona aşık olduğunu anladığım ve benden güzel olan kızın telefon numarasını mynetin pis pis kanallarında dağıttım (ki telini değiştirsin diye)
Niyeyse bu arama bulma süreci boyunca bu işten piskopatça zevk alıyordum, ta ki onlara da aşık olduğunu anlayıncaya kadar.. Sonrası işkence günleri, kendi kendimi yemeler, acaba hangisini düşünüyo diye debelenmeler ona hissetirmeden yaşanmışlıkları kıskanmalar...
Bu kez bunu yapmayacağım, ne olursa olsun geçmiş sayfalarını kurcalayıp kendime işkence etmeyeceğim... Çok merak ediyorum o asansörde düzüştüğü kızları, aşık olduklarını, ağladıklarını, terkettiklerini, terkedenleri hiç bir kelime kaçırmadan bilmek istiyorum ama bu kez kendimi tutup benden sonrakileri kıskanacağım...

Yarabbi şükür

Dün sabah kahvaltıya inciraltına gittik.. Hoş beş muhabbet geyikler devam etti durdu..
Bi ara konuya girecek gibi oldu
-Pucca, senin bir kızın nasıl sevgilisi olmaz anlamıyorum, bir insanın aklını başından alacak kadar güzelsin
- babam tatlıcı, gözlerimdeki ışıltılarıda gökyüzünde ki yıldızlardan aldım dyerek tersler gibi oldum..
Bunu yaptım çünkü bu kadar ucuz bi lafla söze gireceğine hiç girmesin daha iyi.. Hiç bir insanın da aklını başından alacak kadarda güzel değilim.. Kaş ve bıyıklarımı almaığım zamanlarda biraz ilgi çekiyorum ama "yaratık ulan bu" diye kaçışan insanlardan...
Sonra bizim yaptığımız belgeselde hata çıkmış onun için aradılar izlemek için internet cafeye girdik baktık, Girmişken çocuklar orda counter oynuyolardı, onlarla birlikte 2 saat bizde oynadık.. Pekmez paso vuruldu 12 yaşında bi bebe tarafından..
Sahilde biraz oturduk yine dertlerinden bahsetti. Çok ayıp bişey biliyorum ama böyle derdi olan erkeklerle konuşmak çok sıkıcı... Hele de dinlemiş gibi yapmak, oysa benim aklımdan geçenler sadece yoldan gelen geçen kızların kıyafetleri, ayakkabıları; arada bir böyle yüzünü asıyor Zafer Peker'in bir şarkısı aklıma geliyor ne alakaysa.. "bilir misin nasıldır sevişirken ağlamak, yatağında yastığında bulamamak" düşünüyorum bi erkeği sevişirken salya sümük ağladığını, sonra gülüyorum pişmiş kelle gibi bi anda gerçek hayata dönüp "annem niye böyle yapıyor olabilir PuCCa?" dediğini duyuyorum..
Sonra yürüyoruz saatlerce bu kez derdi dışında konuşuyoruz çok şükür! Onunla dert sıkıntı dışında konuşmaktan zevk duyuyorum ama bazen salak, sallada sümüğüne bak tarzı espirilerine dayanamıyorum ama olsun...
Yemek yiyip eve bırakmak için arabasına bindik, ikimizde susuyoruz tek kelime yok arabasının teybi bozulmuş öyle malak malak bakınıyorum etrafa, arabasında bi kız işareti var mı diye her yanı inceliyorum, ama bulamıyorum...
Sonunda evimizin oraya geldik, komşular görmesin diye arka sokata durdurturdum arabayı tokalaştık eve doğru yürümeye başladım.. İçimden de "olmayacak kızım bu iş herif angut geleceği yok" diye düşünürken arkamdan birinin koştuğunu farkettim, anaa bi baktım Pekmez! tam apartmanın önündeyiz konu komşu görmesin diye o kadar ilerde indim, sen gözlerine sokar gibi diplerine gel, çocuğu aldım gibi apartmanın içine soktum! Sana bişey demem lazım dedi, ilk katta ki Yozgatlıların kapısı açılır gibi oldu hemen asansöre attım çocuğu 2 ve 3 kat arasında durdurdum "burda de ama sessiz ol" diye uyardım..
"Bunu bugün demezsem bir daha diyemezdim, ben senden çok hoşlanıyorum" diye girdi konuşmaya öyle boyoz gibi açarak gözlerimi dinledim, bi de aklımdan geçen tekşey o köfteyi soğanlı yemiyecektim! sonra biri asansörün kapısına vurunca yukardan hadi sen git diye 2. katta indirdim çocuğu kapıyı kapatırken de, "ee cevabın dedi" "bende seni seviyorum" dedim.. heycandan, apışıp kaldım sonra tabii, çok utandım da "seni seviyorum" ne yaa!
Ama olsun sonunda oldu....
Anam şimdi dank etti; artık bi sevgilim var! Allahım lütfen bunu elimden kaçırmama izin verme, eski sevgililerimi karşıma çıkarma, bu çocuğun önüne güzel güzel kızları koyma, içimde ki kıskançlık denen canavarı yok et, Bu çocuğun diğerlerinde olduğu gibi içindeki öküzü yok et ben yok etmeye çalışınca başıma bela açıyorum, ve soğanlı yiyeceğim zaman içime bir ateş düşür aklımı dürt!

Fingirdeşme

Teorik olarak fingirdeşiyoruz, oynaşmalar, kıkırdamalar, hatta saç çekip kaçmalar, sabaha kadar mesajlaşmalar, şarkı yollamalar vs vs vs..
Pazartesi günü benden köşe bucak kaçtı, konuşmadı, ben de artık elimde ki son kozu -yani cinselliğimi- kullanmanın zamanı geldi diye düşündüm.. Dötümü başımı açarak yapamazdım tabii bu işi, çocuğu tamamen cinsellikten soğutup korkutmak gibi bi niyetim yoktu :P
Akşama doğru tuvalatten çıkarken Pekmez, -en savunmasız anında- duvara yapıştırdım çocuğu, bi elim göğsünde sanki kaçmasın gibisinden diğer elim belimde:
- napıyosun ya sen?!? şimdiden böyle yaparsan ohoo ben bi daha senle hayatta çıkmam dışarı.. Ne zaman alkol alsam karakolda gözümü açarım, sanki ilk komaya giren çocuk sensin...
- Ondan değil, yani ondan da değil işte, seni koruyup kollamam gerekirken başına iş açtım mahçupluk benim ki... (yirim senin mahçupluğunu, altına atlette giymemişsin zaten :P )
- birilerine anlatcam diye korkuyosun dimi, valla kimseye söylemedim...Bi daha böyle yaparsan önüme gelene anlatcam diyerek elimi göğsünden çektim, tabii gönül isterdi onu orda öyle sıkıştırıp "beni öp lan, öpmezsen asıl anlatcam" diye tehdit etmeyi ama yanlış bi izlenim uyandırmak istemedim :P
Sonra da en seksi bakışımı atarak saçlarımı savurup içeriye geçtim.. İşte bundan sonra bizim fingirdeşmelerimiz başladı, ama farklı biçimde yani mesela birbirimize şarkılar gönderiyoruz ortak ağdan " al bunu dinle"diyor.. Gönderdiği şarkı "Ankaralı Turguttan Annene diyiverecem"
Ben ona yolluyorum "Mahmut Tuncer'den Cenderme" Bu tarz bi şarkı yollayıp eğlenme modundayız..
Dün sabah 4'e kadar telefonda mesajlaştık.
- çizgili pijama giymiş eşeğe ne denir
- zebra?
- hayır
- iyi geceler ?
- yaklaştın afferin
- eee denir söyle ben daha zor sorarım
- iyigeceler çizgili pijama giymiş eşek denir puhahahaha
- iğrençsin.. Sıra bende; okuldan aldım bir tane eve geldim bintane
- off asıl iğrenç sensin, nar
- hayır, bit puhahahahah
gibi, içinde aşk namına tek kelime barınmayan bilmeceler sorduk durduk birbirimize.. Devamlı kahkaha atma, birbirimizle dalga geçme durumuna girdik.. Bazen bu durum çok hoşuma gidiyor ama bazende ürkütüyor.. "Hem çok yakın arkadaşız, hem de aynı işyerinde çalışıyoruz, bunların bozulmaması için bu kızla çıkmayayım ben" deme ihtimali çok fazla gibime geliyor.. Sırf böyle düşünmesin diye çok sınırlı davranıyordum. Bi göğsüne el atmamla çocuğun içinde ki komedi aşkını depreştirdim sanırım.. Şimdi de durduramıyorum...
Cumartesi günü izinleri aynı güne aldık, buluşacağız ama gündüz bu kez içmekte yok!
Bu defa hiçbişey yapmayacağım, valla billa! Olursa olur, olmazsa başka kısmetler bulmak için yola koyulacağım...